Hume City FC

Hume City FC

Official Website
16 December, 2019
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

TÜRKIYE'DEN SPOR

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

BİR DERBİ HİKAYESİ



Nov 4, 2014 - 1:43am

Beşiktaş, Süper Ligde son olarak 27 Eylül’deki Eskişehir maçından sonra tam 35 gün sonra Atatürk Olimpiyat Stadı’na Fenerbahçe derbisiyle döndü.
80 bin kişilik dev stada ancak 35 bin passolig kartı sahibi seyircinin geldiği maça sevgili Volkan İlhan’la gelmemiz hiç te kolay olmadı.
Önce buluşma yerimiz olan Taksim meydanından metoya binerek Mecidiyeköy/Şişli durağında indik.
Oradan da Avcılar mevkiine giden Metrobüs durağına birkaç yürüyen merdiven tırmanarak vasıl olduk.
Metrobüs durağında durmadan geçen 3 adet Metrobüsten sonra 4’düncüsüne güç bela binebildik.
Sayısını tahmin edemeyeceğiniz kadar tekerleği olan trenvari otobüs, tabiri caizse kendine ayrılmış özel yoldan gitmiyor, adeta uçuyordu.
İnanın kanatları olsa koca otobüs uçtu uçacak !! 
Sonra birden duran Metrobüsten inip sonrakine bineceğimiz anonsu geldi.
Neden, niçin ve  ne sebeple gibi soruların asla sorulamayacağına karar verip,  kalabalığı takip etmenin ve  arkadan gelene binmenin en mantıklı yol olduğuna karar verdik.
30 dakika kadar süren alçaktan uçuştan sonra Merter istasyonunda ineceğimizi, siyah beyaz atkı ve forma giyenleri takip ederek anladık.
Merter’deki metro istasyonundan Aksaraya'a giden metroyu kullanmamız gerektiğini, oradan da 15 dakikalık yolculukla Otogar durağında inip, aynı duraktan Kirazlı mevkiine giden metroya aktarma yapacağımızı anlamak için zaten o ana kadar abandone olan beynimizin tekrar çalışmaya başlamasını bekledik.
Bu arada durak ve aktarma kaçırmamak için  bir birimizle olan kominikasyonu geçici olarak kesip, Olimpiyat Stadına konsantre olduk.
Bu sebepten olacak, Kirazlı durağında inip, Başakşehir Metro hattına geçmemiz  otomatikman gerçekleşmiş oldu.
Ancak bu güzergah üzerinde 10 dakikalık yolculuktan sonra İkitelli durağında inip, bir üst kata çıkıp Olimpiyat Stadı Metrosuna geçiş yapmamız lazım geldiği söylendiğinde Volkan ve benim beynimin artık bu kadarını kaldıramayacağı ve devrelerinin yanacağı sinyallerini almıştık bile.
Yürüme ve aktarmaları hesap ersek Taksim’den bu yana 2 saat 15 dakikada Stad girişine anca gelebildik.
Stad girişinde gördüğüm manzara beni 40 yıl öncesi Dolmabahçe stadına götürdü.
Her türlü Zabıta tehlikesinden uzak, mallarını bağıra bağıra serbestçe satmaya çalışan gariban satıcıların sefilliği ve çaresizliği, aslında ülkemiz insanının gerçek bir yansımasıydı.
Buradaki yüzlerce satıcı profili, AVM yutturmacasına aldanıp Ülkemiz çağ atladı diyenlere çok yalın bir cevaptır aslında.
Hele maç sonunda stad çıkışındaki oluşan trafik karmaşası ve oluşan kördüğümü anlatmak için kelimelerin yeterli olmayacağını bildiğimden kısa kesiyor, bu yaşa geldim ama böyle bir maç zulmü görmedim demekle yetiniyorum.
Maça gelirsek, ikimiz de Beşiktaş'lı olduğumuzdan  zaten söylenecek fazla bir şeyin olduğuna inanmıyorum.
Zaten bir haftadır her iki takımın başkanları yaptıkları şovlarla ortamı gerdiler, hakemleri etkilediler.
Önce hakemlerin çıfte standarçı kararları ve saha içindeki çirkin olaylar, boğazlara sarılmalar, FB kaptanının küfürleri,  hiç ihtiyaçları olmadığı halde FB 'li futbolcuların bol bol yere yatmaları, Ersan Gülüm dahil BJK defansının kötülüğü,  maçın olumsuz yanlarıydı.
Bununla birlikte ilk yarıdaki Fenerbahçe'nin iyi oyununu, erken gelen golde Alper Potuk'un  mükemmel hareketleri ve Meireles, Alper ve Mehmet Topal'dan oluşan orta sahayı maçın olumlu yanları olarak gördüm.
Sonuç olarak I love MCG, Dockland ve ille de Broadmeadows Valley Park diyorum….