Hume City FC

Hume City FC

Official Website
22 May, 2019
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

TÜRKIYE'DEN SPOR

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

'90 DAN' TÜRK FURBOLU DİBE VURDU



Oct 15, 2014 - 4:07pm

2016 Avrupa Kupası elemelerinde 3 gün arayla üstüste oynadığı iki karşılaşmadan sadece 1 puan çıkartabilen milli takımımızın grubunda sonunculuğa demir atması ve bir kez daha umutlarla başladığımız bir turnuvaya çok erken havlu atmamız büyük bir hayal kırıklığı yarattı.
Bu iki mucadele öncesinde benim ve futboldan az cok anlayan çoğunluğun ortak düşüncesi sanırım iki galibiyet ve 6 puana endeksliydi.
En kötü senaryo kendi sahamızdaki Çek Cumhuriyeti beraberliği ve Letonya deplasmanından çıkartacağımız galibiyet ile 4 toplam puanla bu maçları bitirip grupta iyi bir yere gelebilmekti.
Ne yazık ki “evdeki hesaplarımız rakiplerimize uymadi”.
Euro 2016 hayallerimizde büyük bir olasılıkla suya düşmüş durumda. Son 10 yıla baktığımızda bir tek 2008 Avrupa Finalleri dışında hüsrana uğradığımız bu büyük organizelerde futbolumuzun yerlerde süründüğü bir gercek.
Yine sil baştan ve yeniden revizyon hazırlıkları !!
Kuralar çekildiğinde rakiplerimize bakıp grubumuzda en azından Hollanda’nın ardından Çek Cumhuriyeti ile grup ikinciliği için çekişiriz varsayımları da tutmadı.
Daha düne kadar Avrupa’nın en zayıf ekiplerinden biri olarak görülen, oynadığı bütün maçlarda diğer takımlar için averaj olmaktan öteye gidemeyen Izlanda’nın müthiş performansını doğrusu hiç hesaba katamadık.
300 Bin nüfuslu ada ülkesinin futboldaki son dönem müthiş yükselişini ayakta alkışlamak gerekir.
Malta, Andora, San Marina, Kıbrıs Rum Kesimi, Lihtenştayn gibi takımlardan bir gömlek daha üstün olan mütavazi bir bütçe ve kadro ile böbürlenmeden, yürekten oynayıp,mücadele eden rakibimizin grupta şu an bulundugu yer acaba tesadüf mü?
İzlanda’nın bu çıkışı yılların planlı, programlı yapılanma sonucu.
Alt yapılarda bu çıkışı gerçekleştiren ve çok başarılı olmuş yıldız, genç, ümit takımlarındaki takviylerle bugünkü milli takımın çekirdek kadrosunu oluşturan İzlanda’yı kıskanmamak elde değil.
2014 Brezilya Dünya Kupası Finallerine son anda gidemediler.
Eleme grubunu İsviçre’nin ardından ikinci sırada tamamlayan İzlanda, Play Off karşılaşmalarında Hırvatistan’a elenip, finalleri kıl payı kaçırmıştı.
Bu kez 2016 Avrupa Kupası Finalleri için aynı grupta çekiştiğimiz sevgili basınımızın takmış olduğu isimle “İzlandalı Balıkçılar” oynadıkları üç macta aldıkları üç galibiyetle 9 puana ulaşıp, zirveye kurulurken,biz dibe demir attık.
Maçların ardından seyrettiğim spor programlarında hala geyik muhabbetleri yapan yorumcularımız ve de teknik adamlarımız, hicbir çözüm ortaya atmayıp aman ” ne keten yansın ne helva” ata sozünde olduğu gibi suya ,sabuna dokunmadan üstten, ürkek hatta korkak ve yersiz konuşmalarla sadece gündemde kalmaya devam ediyorlar.
Onlari anlayabilmek ise gerçekten imkansızlaşıyor.
Mucizevi puan hesapları yapan, halen bu gruptan çıkıp, finallere gideceğimizi savunabilen teknik direktörü, futbolcuları, fedarasyonu üstün körü eleştiren mantıklı bir arayış sunamayan bu görüşlerle bizler basarılı olamayız ve bir yerlere gelemeyiz.
Oynanan üç maç sonundaki tabloda ortaya çıkan üzücü sonuca acil çözümler üretmek yerine Fatih Terim’in ve oyuncuların aldığı uçuk ücretleri konuşan, rakiplerle kıyaslayan yazılı ve görsel medyamızda malesef akılcı cesur, mantıklı ve bilerek yorum yapabilen kişilerde cok azınlıkta…
İşte önümüzde başarılı olmuş bir İzlanda gerçeği.
Bizlerin bu modelleri bir an once alıp, hayata geçirmemiz gerekiyor. Neden bu türlü organizelerde başarılı olamıyoruz?
Uzun yıllara yayılacak kollektif bir çalışma içine giremiyoruz?
Herşeyi günü kurtarabilme adına yaparsak sonuçlarına da katlanacağız.
Keşke biraz daha sabırlı olabilsek, planlı, programlı hareket edebilsek ve biraz daha alt yapılara gereken önemi verebilsek diyeceğim ama Türkiye’de bu işler ne yazık ki, böyle olmuyor.
Günübirlik, geçici, tesadüfen gelecek başarılarla avunuyor ve avutuluyoruz.
Büyüklük ve üstünlük, para, pul ve şöhretle olmuyormuş.
Bizim takımımız diğerlerinden 5 - 10 kat değerli olsa ne olur, ne değisir? Sonuç ortada degil mi?
Büyük turnuvalara gidememe alışkanlığımız başladı.
Ne diyelim bu treni de büyük bir ihtimalle kaçırdık ve finallerde oynayacak 24 takımdan biri olamayacağız.
Umarim 2018 Dunya kupası, ya da 2020 Avrupa Kupasında Milli Takımı seyredebilmek bizlere nasip olur…