Hume City FC

Hume City FC

Official Website
22 May, 2019
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

KÜLTÜR/SANAT

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

BENİM SUÇUM NE ?



Sep 22, 2014 - 10:11pm

AKM, Anadolu Kültür Merkezi Tiyatro Grubu  tiyatro sanatçısı sevgili Şenol Mat'ın yazıp yönettiği   "Benim Suçum Ne ?" adlı 2 perdelik  müzikli oyunu sahneye koyacak.  Oyun  18,19, 24 ve 25 Ekim tarihlerinde Collingwood Collage Tiyatro Salonunda gösterime girecek.
Şenol Mat'ın Melbourne'da Tiyatro sanatı ve oyun hakkında görüşleri şöyle,

AZ GİTTİK  UZ GİTTİK
1982 yılında amatör olarak başlayıp, 1988- 2002 yılları arasında profesyonel, şimdilerde ise hobi olan tiyatro yaşantımda 32 yıl sonra geriye bakınca," az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik. Döndük geriye baktık ki bir arpa boyu yol gittik " tekerlemesi Melbourne’daki Türk Tiyatrosu kültürünü çok iyi özetlemekte.
Türkiye'den Avustralya’ ya göc elli yila geldi dayandı.
İnkarcı duruma düşmek istemem ama gerçeğimiz bu. Geçen onca zaman içerisinde ciddi bir tiyatro oluşumu ne Melbourne’da, ne de Sydney’de sağlanamadı. Böyle bir oluşum için elbette emekler ve zamanlar harcandı. İyi niyetler ve fedakarlıklar bir araya getirildi. Fakat sonuç alınamadı. Sonuç alınamadı, çünkü toplum çok iyi tahlil edilemedi. Tiyatro sadece Avustralya’da değil, dünyanın her yerinde entellektüel eğilimi gerektiren bir uğraş. Hem tiyatro sanatçısı, hem de tiyatro seyircisi olmak boyle bir birikimi gerektiriyor.
Melbourne’de ki Turk’ lerin gerçeği ise bundan cok uzak. Buraya göçü oluşturan kesimin önemli bir bölümü (ezici çoğunluğu) özellikle ilk on, onbeş yıl içerisinde gelenler köylü ve işçi ailelerden oluşmaktaydı. Onların çocukları olan ikinci kuşak da onlardan farklı olamadı.
Böyle bir toplum gerçeğiyle profesyonel, hatta yarı profesyonel bir tiyatro grubu oluşturmak elbette ki yerine getirilemeyecek bir hayaldi. En fazla, olsa olsa dernek faaliyeti yada iyi niyetli bir kaç kişinin bir araya gelip, bir donem uğrastığı bir çabadan öteye geçemedi.
Gerçeğin böyle olması tiyatroya olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor mu? Hayır. Dernekler bünyesinde, ya da iyi niyetli bir çaba da olsa var olanların devamından yanayım.
Bazı elit ve kendini entel sananlar buna karsı çıkacak ama ben devamından yanayim. Toplumu ve toplum içerisindeki uğraş alanlarını insan vucuduna benzetiyorum. İnsan vucudunda nasıl ki kalbe kan taşıyan ana damarlar var ise, o ana damarlara kan getirip götüren kılcal damarlar da var.
Bu sporda da boyle, tiyatroda da boyle.
Tamam profesyonel futbol takımlarımız olsun. Profesyonel tiyatrolarımız olsun. Peki bunun dışında kalanlar ne olacak. En profesyonel bir futbol takımı ya da tiyatro grubu yirmi, otuz bilemedin elli kişiye imkan sağladi, geride kalanlar ne olacak? Onlarda işte o vücudumuzdaki kılcal damarlar gibi kendi çaplarında hayata devam edecekler. Profesyonellere sporcu ve sanatçı taşıyacaklar.
İnkarcı duruma düşmek istemediğimi yukarıda söyledim. Bu dönemde hiç mi bir gelişme olmadı?
Elbette ki oldu. Hatırlıyorum tiyatroya ilk başladığım yıllarda insanlar açık hava sinemasına gider gibi tiyatroya gelirlerdi. Çekirdekler, çörekler, börekler gırla giderdi. Süreç içerisinde en azindan bu değisti. Tiyatroyu özleyen, ciddi ciddi izleyen sayıları çok olmasa da bir tiyatro seyircisi oluştu. Bu amatör gruplarda çalışan bazı oyuncu arkadaşlarımız her hangi bir profesyonel gruba katılsalar onlardan geri kalmayacak duruma geldiler. Hem izleyiciye, hemde grup elemanlarına sosyalleşme imkanı ve ortamı sağladı.
Toplum olarak bize duşen bu çabaları desteklemek olmalıdır diyorum.

“BENİM SUÇUM NE ? adlı oyuna gelirsek.
Bu benim için bir “ kendimle yarış” durumunda. Çunkü ben bu güne kadar hep dram ağırlıklı yazdım ve yönettim.
BENİM SUÇUM NE? ise bir komedi. Ben kendi adıma ilk deneme olmasına rağmen çıkan sonuçtan memnunum. Ama takdir yine de seyircinin olacak. BENİM SUÇUM NE? Bir gelin kaynananın hayatının seçme saçmalıklarından oluşan, günümüz Melbourne’ nda geçen komiklikler toplamı. En komik insanın hayatı bile hep gülerek geçmediğine göre, bizde de birazcık hüzünlülük var. Bu komikliklere sevgili Tamer Taşkaya’nın oyun için bestelediği özgün müzikler de katılınca ortaya altı kişilik hoş bir komedi çıktı.
Oyunumuz nefretin, kinin insanların hayatlarını nasıl berbat ettiğini, sevginin nelere kadir olduğunu güldürerek anlatmaya çalışmakta. Insanların göz yaşları birbirine karışacak. Gülmekten mi, hüzünden mi ağladıklarını bilemeyecekler. İzleyecekleri iki saatlik bir oyun belki de bazılarının hayatlarını değiştirecek.
BENİM SUÇUM NE ? oyununda Kader Kanat kaynanayı, Eylem Biçer gelini, Tolga Tekin evin oğlunu, Haydar Akar hocayı, Boran Mursil doktoru, Seher Uğurlu ise falcıyı canlandıracaklar. Uğur Özkaraoğlu ışıklarımızı hazırlayacak. Hayati Doğan ise sahne amirimiz olacak.

Ben sıkıldım biraz da gülmek istiyorum diyenler, “Collingwood college” Tiyatro salon koltukları sizi bekliyor.

ŞENOL MAT