Hume City FC

Hume City FC

Official Website
21 September, 2017
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

TÜRKIYE'DEN SPOR

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

SÜPER KUPANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ



Aug 9, 2017 - 2:45pm

"Süper Kupa'yı son şampiyon Beşiktaş'ı 2-1'lik skorla yenen Atiker Konyaspor kazandı. Maçta bıçaklar çekildi, Beşiktaş taraftarı 'Türkiye laikliktir laik kalacak', Konyaspor taraftarı ise 'Kahrolsun PKK' sloganları attı. Kupayı Konyaspor aldı.
Maç 1-1 olduktan sonra Konyaspor tribününden bir taraftar sahaya girdi. Güvenlik görevlileri seyirciyi oyun alanından çıkarırken Beşiktaşlı futbolcular hakem Fırat Aydınus’a “kelebek” diye tabir edilen bir bıçak teslim etti.
Hakemin maçın bitiş düdüğünü çalmasından sonra ise tribünler karıştı, taraftar sahaya girdi. Beşiktaş taraftarı ‘Türkiye laiktir laik kalacak’ diye tezahürat yaparken, Konyaspor taraftarı ‘PKK dışarı’ diye bağırdı.
Maç başlamadan önce de Çarşı İzmir Marşı söyledi. Marşı ıslık ve protestolarla bastırmaya çalışan Konyaspor taraftarı siyah beyaz taraftarların olduğu tribünlere yabancı madde atarak “Ya Allah Bismillah Allah’ü Ekber” şeklinde tekbir getirdi.
Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda oynanacak Beşiktaş-Konyaspor Süper Kupa maçına, Beşiktaşlı taraftarların üzerinde “Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa” yazılı pankartı alınmadı. Gerekçe olarak da yetkili mercilerden izin alınmaması gösterildi. Beşiktaş taraftarları ise sosyal hesaplarından, pankartın stada alınmamasına tepki gösterdi. Başakşehir-Club Brugge maçında açılan “Başkomutan Erdoğan” yazılı pankartı hatırlattı.
Öte yandan Beşiktaş’ın Beleştepe adlı taraftar grubu maçta KHK ile ihraç edildikleri işlerine geri dönebilmek için 150 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı hatırlatarak ‘Nuriye-Semih yaşasın’ pankartı açtı."

Yukarıda eklediğim iletinin tamamı süper kupa maçının bitiminden sonra yazılı basında çıkan haber yazılarının bir araya getirilmiş halidir.

Görünen manzara ülkemde, bir futbol sezonunu daha olaylı açtığını gösteriyor.
Bilindiği üzere 6222 sayılı Yasa ve Passolig’le sporda şiddetin sona ereceğini iddia eden başta spor bakanı olmak üzere ülkeyi yönetenler, "bu işin peşini bırakmayacağız, suçlular adalet önünde hesap verecekler" masalını söylemeye başladılar bile.
Avrupa basını Beşiktaş’ın Portekizli yıldızı Ricardo Quaresma’nın sahaya atılan kelebek bıçağı, elinde sallayarak hakeme vermesini “Haftanın futbol resmi” olarak tanımlarken bu sahnenin Türkiye’deki futbolun acı ve utanç tablosu olduğunu söylemek mümkün.

Maç oynanırken saha yabancı madde yağmuruna tutulurken gösterilmeyen hassasiyetin maç öncesi Beşiktaşlıların “Yaşa Mustafa Kemal Paşa” pankartına gösterilmesini anlamak asla mümkün değil.
Söz konusu pankart, Yeni 19 Mayıs Stadı’na alınmazken maç esnasında Beşiktaşlıların okuduğu İzmir marşına, Konyaspor tribünlerinden “PKK dışarı” şeklinde karşılık verilmesi de bence çok ciddi düşünülmesi gereken husus olmalıdır. Konya seyircisinin İzmir marşı ile PKK'yı bir birine bağdaştırmasının altında yatan gerçekler bence olayı daha da korkunç hale getiriyor.

Bu maç hepimize gösterdi ki, Süper Kupa maçında yaşanan olaylar "Tribünlere siyaset sokmayacağız” söyleminin yalnızca iktidara muhalif görüşlere yönelik olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Başakşehir-Club Brugge maçında “Başkomutan Erdoğan” pankartı açılırken Yaşa Mustafa Kemal Paşa” pankartı Samsun 19 Mayıs stadına alınmayışı bunu ispatlar nitelikteydi.

Gezi direnişiyle kendisi aleyhinde harekete geçen taraftar örgütlülüğünden korkan ülkeyi yönetenlerin yandaş taraftar grubu yaratma hamlesi tehlikeli sonuçlar vermeye başladığını gösterdi.
Hatırlanacağı üzere bu grupların ilk eylemi 2013 sezonunda Beşiktaş- Galatasaray derbisinde gerçekleşti. Galatasaray 2-1 öndeyken yaklaşık 1000 kişilik bir grup sahaya inerek maçı tatil ettirmişti.
Aslında İstanbul Olimpiyat Stadında yaşanan nahoş olaylar, yenilgiye tahammülü olmayan Beşiktaşlıların çılgınlığı olarak lanse edilmeye çalışılmış olsa da, futbolun dışında siyasetin parmağı olabilir. Beşiktaşlı “Çarşı” grubu İstanbul yönetimine karşı “Gezi Parkı” eylemlerine destek vermişti. Bu nedenle çılgınlıkların yaşandığı derbide futbol oyunu içerisindekiler bir bahane olabilir” değerlendirmesi yapıldı.
Daha sonra sahaya inen grubun AKP Gençlik kolları üyesi oldukları, üzerlerine giydikleri formaların da çakma oldukları, stada da stad turnikelerin numaratörleri bozularak bazı güçler tarafından bedava sokuldukları açıklanmıştı.
Son örneğini de Beşiktaş- Galatasaray maçı son dakikasında sahaya bıçak atılması, Konya seyircisinin sahayı işgal edecek kadar pervasızlaştığını gördük.

Sonuç olarak ülkemde stadlarda yaratılmaya çalışılan siyasi ve ekonomik kaos, yaratılmaya çalışılan ayırımcılık ve ötekileştirme maç günleri taraflar arası meydan muharebesi yapmaya son derece elverişli kılıyor.
Bunun bir çok örneğini Avrupada ve dünya futbolunda yıllar önce oynanan Hükümet ve ordu yanlısı Partizan ile II. Dünya Savaşı'nda Hitler'in Nazi ordularına karşı bütünleşen Yugoslav toplumlarının sembolü haline gelen Kızılyıldız yani halkın takımı arasında oynanan maçlarde görebiliriz.
Bu örnekleri çoğaltırsak "Romanya'da asker, polise karşı örneğini Steaua Bükreş ile Dinamo Bükreş, Rusya'da halkın takımı, ordunun takımına karşı Spartak Muskova ile CSKA Moskova, İspanya'da iki şehrin rekabeti olan Atletic Bilbao ile Real Sociedad, Brezilya'da aile içi bölünmenin ürünü Palmeiras ile Corinthians, Mısır'ın İngiliz sömürgeciliğine karşı direnen Al Ahly takımı ile yabancıların (İngiliz'lerin) takımı Zamaleg arasındaki rekabet, İngiltere'de tarihi, ekonomik ve endüstriyel rekabetin ürünü Liverpool ile Manchester United, İspanya'da kralcılar ve cumhuriyetçilere karşı Real Madrid ile Atletico Madrid, İtalya'da Mussolini dönemine dayanan rekabet ürünü AS Roma ile SS Lazio, İskoçya'da mezhep çatışmaları sonucunda başlayan Celtic ile Glasgow Rangers, Arjantin'in yoksulları zenginlere karşı Boca Juniors ile River Plate, İspanya iç savaşı başlangıcı olan "El Clasico" faşist diktatör Franco'nun askerlerinin Barcelona başkanı Josep Sunyol'u öldürmesi ile başlayan Barcelona ile Real Madrid karşılaşmalarını örnek olarak verebiliriz.