Hume City FC

Hume City FC

Official Website
21 September, 2017
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

KÜLTÜR/SANAT

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

VİETNAM GEZİ NOTLARI



Jul 27, 2017 - 9:03pm

2014 başında eşim Güler'le yapmış olduğum 14 günlük Vietnam gezisinin gezi notlarını ana belleği çöken masa üstü bilgisayarımdan dahili bellek kusuna aktarmş, ama sonradan gene kaybetmiştim. İhtiyarlıktan, kafayı gençlere göre daha kıvrak kullanamadığımdan olacak resimleri ve gezi notlarını diz üstü bilgisayarımdan tesadüfen buldum. İnanın hazine bulmuş gibi oldum.

Vietnam gezi notlarıyla birlikte daha başka gezi notlarını arka arkaya yükleyeceğim ve sizlerle paylaşacağım.

VİETNAM GEZİ NOTLARI

2nci Dünya paylaşım savaşından sonra savaşların en vahşisinin yaşandığı ülke olan Vietnam'ı görüp gezdiğim için kendimi şanslı hissediyorum.

Daha once Vıetnam’ a giden arkadaslarimiz Vietnam’in guzel bir ülke oldugunu soylemislerdi ama Ford Fabrikasında çalıştığım onca yıl, Vietnam'lı dostlarım da devamlı olarak "Vietnam Kominit, kominit very bad, dont go there" demelerinden olacak hep kafamın bir kenarında soru işaretleri kalmış, zaman zaman "acaba mı?" diyerek ciddi oranda bu ülkeyi ziyaret etmek istiyordum.

Vietnam turunu eşime ve bana, yani bize özel tahsis edilen bir söför ile gene özel olarak tahsis edilmiş rehber ile yaptik.

Bu kulağa çok lüks ve pahallı bir turmuş gibi geliyor ama bu tarz turistik gezilerin Vietnam’da normal ve hayli yaygın oldugunu oraya gidince görduk ve hiç te pahallı olmadığını anladık.

Richmond'da satın aldığımız Vietman kökenli turizimcinin kuzeyden güneye ülkenin turistik yerlerini kapsayan 14 günlük tur programı bir hayli yoğundu, biraz yorulduk ama çok iyi vakit gecirdik.

Ülkeyi zamanımızın el verdiği oranda boydan boya, karış karış gezerek öğrenmeye, kültürlerini ve tarihini tanımaya çalıştık.

Turumuz kuzeyde ülkenin baş şehiri olan  Hanoi’den basladi. Trafigin çok yoğun olduğu bu kalabalık şehirde iki gece kaldık. Iki günde Çin medeniyeti ve mimari tarzının hakim olduğu tapınaklar, pagodalar ve  kral mezarlıkları gördük.

Daha sonra muhteşem diye tanımlayabileceğim 1969 adacıktan oluşan Ha Long Bay’a gittik. O adacıklarda yer alan cok katlı mağaraları, mağaralardaki sarkıt ve dikitleri, kaya oyuklarından geçilerek gezilebilen saklı gölcükleri, deniz üzerinde yüzen evlerde yaşayan balıkçı köylerini gördük.

Bir gece Vietnamlıların kendi gemicilik geleneklerine uygun dizayn edilmiş hem yelkenli hemde motorlu teknelerinde bir gece misafir edildik. Teknenin kamarası hayli küçük olmasına rağmen ahşabım sıcaklığı ile hafif sallantıdan olacak sabaha kadar gıcırdaması bizi rahatsız etmediği gibi ninni vazifesi gördü diyebilirim. Sabahın ilk ışıklarında çektiğim bir birinden güzel kareler, bana yeni bir güne mutlu başlayacağımın adeta habercisiydi.

O gün iç hatlar seferiyle Da Nang City’e geldik.

Da Nang’ın  Hoi An City adı verilen son derece şirin bir turistik beldesinde dört gece kaldik. Kaldığımız otel tipik tropikal ağaçların arasında doğanın yeşiliyle bütünleşmiş tek katlı bungalo'larda oluşmaktaydı.

Hoi An, çin mimarisinin örneklerini barındıran tarihi caddeleri ile ünlü, dünyanın her yerinden gelen kalabalık turist kafilelerini ağırlayan tarihi bir şehir görünümünde. Özellikle gece vakti rengarenk ışıklandırılmış balık lokantaları, kafeler ve eğlence mekanlarıyla bir başka güzel görünüyordu. Şehrin ortasından geçen nehir ise Vietman halkının gece ve gündüz geçim kaynağı olmuş. Gündüz Vietnam'a has uzun tekneler ile turistler gezdiriliyor, gece ise içinde mum yakarak uçurulabilen dilek uçurtmaları yerel halk tarafından satılıyordu.

Ayrıca insan gücü ile çekilen bir nev'i çek çek'e binerek  şehirde tur atabilme imkanını yakalayabilirsiniz.

Ünlü tahta Japon temple’ı ile tamamen ahşaptan yapılmış Japon köprüsü de çok meşhur.

Da Nang’a iki buçuk saat mesafede Hue Sehrini, Vietnam hanedanlarının yaşadıkları sarayı, irili ufaklı tapınak’ları ve pagoda’ları gezdik.

Da Nang’dan sonra yine uçakla eski adı Saigon, şimdiki adı Ho Chi Minh City’e geldik.

Eski ismiyle Saigon, baş şehir Hanoi’den de kalabalık bir şehir. Nüfusu 9-10 milyon civarında. Şehir turundan sonra 2 saatlik araba sürüşü ile gidilen Ku Chi tünelleri ve Kao Dai temple’ini gezdik.

Kao Dai adı verilen inanışı bir anlamda dini de diyebiliriz, zengin bir iş adamı kurmuş va dünya çapında 5 milyon inananı var. Günde dört kez bu tapınağa gelip muzik eşliğinde yarım saat süre ile dua ve ibadet ediliyor.

Gezinin son duragi Mekong Delta idi.

Orada home stay dedikleri bambu ve sazdan yapılmış barakayı andıran misafirhanede bir gece kaldik.

Ev sahibi hanımın hazırladığı akşam, tamamen otantik Vietnam ev yemeklerinden oluşan yemeği ve sabah kahvaltısını yedik.

Yaklaşık 2 saat süren gene kendilerine özel tekne gezisi ile Mekong Delta diye adlandırılan büyük ve geniş nehirde ailecek ticaret yapan, yerel halkın yaşamlarından kesitler gördük ve doğal olarak gene mükemmel karteler yakaladığımı itiraf etmeliyim.

Ertesi gün tekrar Ho Chi Minh City’ye 3 saatlik bir araba yolculuğundan sonra dönerek, turumuzu tamamladık.

Savaşın bitimi ile önce bağımsızlığını ve sonra ise cumhuriyetini ilan eden ülke, 1986'da yabancı sermayeye açılarak sanayii, inşaat ve en önemlisi turizm sektöründe büyük ilerleme kaydetmiş.

Doğal olarak ani ve hızlı gelişen bu değişim ülkede insan katmanları arasında büyük sınıfsal uçurumların açılmasına sebep olmuş. Bu anlamda ülkenin her yanını süsleyen yıldızlı kızıl bayrak ve orak çekiç simgesini görüyorsunuz ama hala son model Mercedes ve lüks Jeep'lerin, 5 yıldızlı otellerin, Burger King ve Mc Donald'ların bu kızıl bayrakla olan çelişkisini hissediyorsunuz.

14 gunluk izlenimim, Vietnam'da her yaşta kadının çalışma hayatının tam içinde yer aldığını gösteriyor.

Pazarda, yollarda, otel lobilerinde, kat hizmetlerinde, dükkanlarda, lokantalarda, ofislerde her yaşta çalısan kadına rastlıyorsunuz.

En yaygın ulaşım aracı ise bizim mobilet olarak bildiğimiz ufak motosikletler. İnsanlar her yere motorları ile ailecek gidiyor, eşyalarını gene motorla taşıyorlar.

9 milyonluk Ho Chi Minh kentinde kayıtlı 6 milyon motorun olması bunu gayet güzel açıklıyor.

Tur rehberimizin ifadesine göre 74 katliamına şahit olmuş bazı yaşlı askerler haricinde bugünün Vietnamlısı, yıllarca savaştığı Fransızlara, Amerikalılara ve Güney Vietnamlılara artık nefretle bakmıyor.

Ancak özellikle Ho Chi Minh kentinde bulunan savaş müzelerini gezerken gözlerimizin yaşardığını özellikle belirtmem gerekecek.


Ülke insanının büyük bir çoğunluğu onca yoksulluğa çekilen onca acıya rağmen güler yüzlü, yardım sever, cana yakın, kibar ve saygılı. Hediyelik eşyalar, giysiler, içecekler hayli ucuz. Yemek fiyatları en kaliteli lokantalarda bile ehven.

Sonuç olarak sıcak ve rutubetli havayı ve gürültüyü kısa bir süre icin dert etmezseniz, bu ülkeyi mutlaka görün derim.