Hume City FC

Hume City FC

Official Website
26 July, 2017
YERLİ MALI YURDUN MALI      SIRADIŞI BİR SAVAŞ FİLMİ "DUNKİRK"      AFL'DE 18 HAFTA MAÇLARI      HİLALSPOR 4 PUAN FARKLA LİDER      ANADOLUSPOR EVİNDE KAYBETTİ!      GALATASARAY'A AVRUPA KAPISI KAPANDI !      

KÜLTÜR/SANAT

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN



Nov 13, 2016 - 6:55pm

Gençlik arkadaşım sevgili Engin ve değerli eşi Güller'in davetlisi olarak gittiğim yaşadıkları yer olan Bozburun, Marmaris'e bağlı bir sahil köyü. Tabii ki, Anadolunun her hangi bir köyü ile karşılaştırmamamız gereğini Bozburun'un büyülü güzelliğini gördüğünüz zaman anlıyorsunuz.
Köy halkı bilinen adıyla "Mavi Tur" yapılan Gulet turizmi, Apart otel işletmeciliği, kısmen balıkçılık ve bahçe tarımı ile geçimlerini sağlıyor.
Çevre gezisi yaparken artık adeta bir kıyı şehri haline gelmiş, Marmaris ve yeni Datça'dan ziyade öncelikle görmeyi istediğimiz yer eski Datça oldu.
Adı Türk edebiyatının önemli şairlerinden olan Can Yücel ile özdeşleşmiş eski Datçada taş evler karşıladı bizi.
Datçaya gelmeden yol ayrımından 3 km içeride Eski datça. Huzurlu , sakin bol cafeli taş evlerin ve dar sokakların olduğu bir yer.
Can Yücel sokakdan içeriye doğru gittiginizde Can yücelin evini bulabilirsiniz.
Eşi ve bakıcısı hala orada yaşadığı için içeriye ziyaretçi giremiyor.
Sadece evin önünü görebiliyorsunuz.
Heryerde Can Yücelin yazıları var. İnsanın yüzünde bir tebessüm oluşturan bir yer.
Türk Edebiyatının önemli isimlerinden olan ünlü şair, 1945-1965 yılları arasında çeşitli edebiyat dergilerde yazmış.
Daha sonraları `Yeni Dergi`, ‘Birikim`, `Sanat Emeği`, `Yazko Edebiyat` ve `Yeni Düşün` dergilerinde yayımladığı şiir, yazı ve çeviri şiirleri ile tanınan Yücel, 1965`ten sonra siyasal konularda da ürün verdi.
12 Mart 1971 döneminde Che Guevara ve Mao'dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıl hapse mahkûm oldu.
1974’de çıkarılan genel afla dışarı çıktı. Dışarı çıkışının ardından hapiste yazdığı Bir Siyasinin Şiirleri adlı kitabını yayımladı.
12 Eylül 1980 sonrasında müstehcen olduğu iddiasıyla "Rengahenk" adlı kitabı toplatıldı.
Şiirlerinde argo ve müstehcen sözlere çok sık yer veren, bu nedenle zaman zaman dikkatleri üzerine çekip koğuşturmaya uğrayan Yücel, ilk şiirlerini 1950 yılında `Yazma` adlı kitapta toplamıştır.
Son yıllarını yaşadığı Eski Datça'da her gün aksatmadan gidip şarabını içtiği, yemeğini yediği mekanda oturup çayımızı içtik, resimler çektik.
Her şiiri birbirinden güzel ve anlamlı olan Can Yücel'i ve şiirlerini daha iyi anlamak için sanırım bu gerekiyor.
Yakın dostu, aynı zamanda mekanın sahibi kahveci Orhan'ın bizzat kendi ağzından şairin eski Datça'da evini nasıl satın aldığını ve vasiyetini öğrendik, daha da duygulandık.
Vasiyete göre son arzusu öldükten sonra Datça'ya gömülmek ve tabutunu kadınların taşımasıymış.
Datça'ya gömülmüş ama malesef tabutunu her nedense kadınlar taşıyamamış.
Üstelik mezarı başında şarap içiliyor diye saldırıya uğramış ve mezar taşı kırılmış.
Yazımı şairin en sevdiğim anlamlı bir şiiri ile bitiriyorum. 
Ne kadar doğru değil mi?

SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN
Yerin seni çektiği kadar ağırsın, kanatların çırpındığı kadar hafif...
Kalbinin attığı kadar canlısın, gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin, nefret ettiklerin kadar da kötü..
Ne renk olursa kaşın gözün, karşındakinin gördüğüdür rengin...
Yaşadıklarını kar sayma, Yaşadığın kadar yakınsın sonuna
Ne kadar yaşarsan yaşa, SEVDİĞİN KADARDIR ÖMRÜN...
Gülebildiğin kadar mutlusun, üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin...
Sakın bitti sanma her şeyi, SEVDİĞİN KADAR SEVİLECEKSİN...
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın...
Bir gün yalan söyleyeceksen bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın...
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret ve
SEVGİLİNE HASRET KALDIĞIN KADAR ONA YAKINSIN...
Unutma
yağmurun yağdığı kadar ıslaksın, güneşin seni ısıttığı kadar sıcak..
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
ve güçlü hissettiğin kadar da güçlü... ve güzel hissettiğin kadar güzel...
İşte bu kadar!!!
işte budur yaşamak...
bunu hatırladığın kadar yaşarsın...
bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üzülürsün...
ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutursun...
çiçek sulandığı kadar güzel,
kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
bebek ağladığı kadar bebektir...
ve her şeyi yaşadığın müddetçe bilirsin...
unutma ki
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN
Can Yücel