Hume City FC

Hume City FC

Official Website
23 July, 2017
ANADOLUSPOR EVİNDE KAYBETTİ!      GALATASARAY'A AVRUPA KAPISI KAPANDI !      BEŞİKTAŞ ÇİN'DE KAYBETTİ      BİR ALTIN FUTBOL FELSEFESİ      EYALET LİGLERİNDE İKİ TAKIMIMIZ KAFAYA OYNUYOR !      "ERSAN GÜLÜM" ADELAİDE UNİTED TAKIMINA TRANSFER OLDU      

KÜLTÜR/SANAT

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

'EKŞİ ELMALAR' FİLMİNİN ANLATTIKLARI



Oct 31, 2016 - 7:06pm

1967 Hakkari doğumlu Yılmaz Erdoğan, Anadolu insanının dramlarını anlatmayı seven bir yönetmen.
Filmlerinde kelime oyunlarıyla dolu lezzetli diyaloglar yazma konusunda usta olan sinemacı senaryosunu yazıp yönettiği Ekşi Elmalar filminde de bir Kürt ailesinin yaşamını anlatırken hem güldürüyor hemde ağlatıyor.
Filminde bir Kürt ailesinin Hakkari’den Antalya’ya uzanan ve 30 yıla yayılan aslında dram yüklü yaşam hikayesini anlatıyor.
Bazılarınız neden bir Kürt ailesi diye sorabilir.
Cevap basit, kendisi de bir Kürt..
Doğup büyüdüğü yöreyi, akrabalarından neler duyduysa, yaşadıysa onu anlatıyor.
Anlatırken de dünyaya hangi pencereden baktıysa seyirciye de aynısını sunuyor.
Yılmaz Erdoğan’a bu filminde de eğer siyaset yapıyor diye eleştirenlere öncelikle filmi görmelerini öneriyorum.
Ancak tek şartımın o kişilerin en azından 70’li yılların şartlarında en az benim gibi ülkemizde yaşamış olmaları gerekiyor.
Biraz kaba olacak ama aksinin işkembeden mesnetsiz atma olacağını söylüyorum.
Filmdeki siyasi göndermelerin özüne gelirsek, yılın altı ayı kar altında kalan Doğu illerine hizmet gitmediğini ve bunun sonucunda Kürtlerin ayaklandığını söylüyor.
Yönetmenin, bu duruma uygun uyarı niteliğindeki sözcüğü yıllardır ülke aydınları tarafından söylenen gerçekleri yansıtıyordu.
Radyoda haberleri sunan spiker, Doğuda askeri karakola saldırı sonucunda bir askerin şehit düştüğü haberini verirken Belediye Başkanının dudaklarından şu kelimeler dökülüyor: ”- Bu daha bir şey değil, içimize, kapımıza kadar gelecekler..”
Yönetmen, bu isyana dikkat çekerken Doğu halkının cehaletine, okuma yazma oranının düşüklüğüne, mahrumiyetine ve erkeklerin egemen olduğu doğuda ki kadınların bir ”mal” gibi görülmesine de vurgu yapıyor.
Filmde Doğulu kadınların, erkek egemenliği nedeniyle eşinden veya babasından habersiz hiçbir yere gidemedikleri ve hiçbir faaliyette bulunamadıklarına da değiniliyor.
Ayrıca, filminde yıllarca insanımız gözünde yasaklı Kürtçe'ye  Kürt’çe bir şarkıya yer verirken sevgiye ve aşka dair Kürtçe kelimelerin Türkçe karşılığını da seyirciye benimsetiyor.
Filmin konusuna gelirsek,1970 yılında Hakkari ilinin bir kasabasında Belediye Başkanı olan Aziz Özay’ın(Yılmaz Erdoğan), eşi ve yetişkin üç kızı ile mutlu bir yaşam sürmektedir.
Aziz bey, sert bir mizaca sahiptir.
Kavak ağaçlarına (aslında okaliptus) ve gözü gibi baktığı meyve bahçesine çok düşkündür.
Belediye başkanlığı seçimlerinde yeniden başkan seçilemeyince her şey tersine dönmeye başlar.
Kızları birer birer yuvadan uçarken, kendisi de önlenemez bir düşüşe geçer..(burada Züürt ağa filmini hatırladım)
Ekşi Elmalar filminde yer alan oyuncular gerçekten çok iyidi.
İçlerinde öne çıkanlar ise başta Yılmaz Erdoğan, Farah Zeynep Abdullah ve Fatih Artman’ı sayabiliriz.
İlgiyle izlediğim “Behsat Ç” dizisinde bir komiseri canlandıran Fatih Artman’ın sıcak ve samimi oyununu çok beğendim.
Sonuçta Ekşi Elmalar filminin özünde, ülkemi 30 yılı aşkın süre zarfında kan gölüne çeviren adı konulmamış savaşın bu derece kötü boyutlara ulaşmasının nedenleri yatmakta.
Tabii ki, bu filmi sinema sanatını sadece seyirlik, hoşça vakit geçirilecek, salondan çıktıktan sonra en ufak bir sahnenin ve repliğin hatırlanmadığı bir uğraş olmadığını bilen, verilen mesajları alabilen izleyicilere tavsiye ediyorum.
Zaten film çıkışında göz pınarlarında biriken göz yaşlarınız size bu söylediklerimi hatırlatacaktır.