Hume City FC

Hume City FC

Official Website
19 May, 2019
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

KÜLTÜR/SANAT

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

BÜLENT'İN GÖZÜYLE BİR "HONG KONG" GEZİSİ



May 25, 2016 - 8:51pm

Hong Kong, yerleşim bölgesi olarak tepelik alanda kurulmuş.
15 milyona yakın kalabalık nüfus geniş alanlara yayılamamış olacak ki,  gökdelenlerde yaşamlarını sürdürmeye karar vermişler.
Bu anlamda Hong Konk'a tam bir gökdelenler şehri diyebiliriz.
Dar sokak ve caddelerde dip dibe yüksek binalar.
Ülkenin ve halkın zenginliği şehrin her yerinde hissediliyor.
Caddelerde üzerinize doğru akan bir insan seli var her zaman. Her yer dükkan, dükkan ve yine dükkan.

Tam gün turu aldığımız turist rehberinin anlattığına göre, şehir Kawloon, Hong Kong adası ve Lantau adası olarak üç ana bölümden oluşuyor.
Havaalanı Lantau da. Disneyland da orada yer alıyor. Her yer birbirine metro ağı ile bağlı.
Otelimiz,  hava limanından otobüsle yaklaşık 1 saatlik mesafede olduğundan yolları, etrafı, gökdelenleri, park ve bahçeleri görme olasılığı yakaladık.  
Gördüğüm kadarıyla taksiler kırmızı rekli ve Toyota marka.
Rehberin söylemesine göre şöförler taksimetreyi mutlaka açıyorlar ve taksi de kazıklanma olasılığınız yok gibi.

Ertesi gün sabah Lantau adasındaki Ngong Ping Big Buddha, balıkçı köyü ve teleferik gezisini kapsayan yaklaşık olarak 8 saat sürecek olan turumuza  gitmek için erkenden yola koyulduk.
Tura katılanların arasında hatırı sayılır sayıda Avustralya'lı vardı. Grup halinde Queesland bölgesinden gelmişlerdi. Geri kalanlar ise genellikle Avrupalı idiler.

"BİG BUDDHA"  DEVASA HEYKELİ
Lantau Adası "Ngong Ping Big Buddha" heykeli ve tapınağının bulunduğu bir tepe. Teleferik'in kalkış bölgesine geldiğimizde metrelerce uzayan teleferik kuyruğuyla karşılaştık. Ancak tur otobüslerine ayrıcalık tanıdıklarından kuyrukta beklemeden teleferikteki yerimizi aldık. 
Big Buddha heykeli ve Po Lin Manastırının bulunduğu tepelik alana 25 dakika süren kuş misali mükemmel bir yolculuk sonunda vardık. Mesafe uzun ve yüksek biraz da rüzgar olunca ilk başta biraz tedirginlik yaşasak ta bunu civarın büyüleyici manzarası unutturuyor. 

Teleferikten indiğinizde, otantik kafelerden Starbucks’a kadar pek çok mekan sizleri karşılıyor. Bu mekanlardan birinde bir süre dinlenebilirsiniz; zira uzun bir yürüyüş ve çıkılacak merdivenler için enerji toplamanız gerekiyor.
Ancak turumuz 60 üstü insanlardan oluştuğundan devasa heykele kadar otobüsle çıktık.

Gelelim Big Buddha heykeline... Yapımı 1993’te tamamlanan Büyük Buda, 34 metre yüksekliğinde ve tam 250 ton ağırlığında, dünyanın en büyük Buda heykeli olma özelliğini taşıyor. Bu devasa bronz heykel teleferik yolculuğu esnasında dağların arasından görülebilecek kadar büyük. 2000 yılına kadar “dünyanın açık alandaki en uzun bronz Buda heykeli” unvanının sahibiymiş, şimdi ikincilik koltuğunda oturuyor. Merdivenle çıkacak olanlar için toplam 268 basamak olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.

Heykelin altında üç tapınak bulunuyor: "Evren Salonu", "Hayırseverler Liyakat Salonu" ve "Anma Salonu". Haftanın belirli günlerinde bu üç salona sadece bir kez fotoğraf çekmek için 2-3 dakika girmenize izin veriliyormuş. Ancak bizim gittiğimiz gün bu izin kalkmış.

Big Buddha’nın önünde yay şeklinde dizilmiş "Altı Devanın Sunumu" olarak bilinen daha küçük altı bronz heykel yer alıyor. Bu küçük heykeller Büyük Buda’ya, Nirvana’ya ermek için gereken ruhsal sadaka, ahlak, sabır, gayret, meditasyon ve bilgeliği sembolize eden 6 devayı - çiçek, tütsü, lamba, merhem, meyve ve müzik – sunuyor.

Bulunduğunuz ortamın atmosferi, aldığınız bol oksijen sizde ciddi bir acıkma durumu söz konusu olduğundan, heykel ziyaretini bitirdikten sonra tekrar otobüsle inip meydanda bulunan manastırın içindeki sadece sebze yemeklerinin servis edildiği restoranda yemeğimizi afiyetle yedik.
Restoranda et ve et ürünleri yemek kesinlikle yasak.
Benim gibi et obur biri için sıkıntılı gibi gözükmesine rağmen, önünüze gelen tabak, çin mutfağının olmazsa olmazı olan soslarla desteklendiğinde çok da lezzetli olabiliyor.

"TAİ O" BALIKÇI KASABASI
Burası bence Hong Kong'tayken kesin gidilmesi gereken bir balıkçı kasabası. Modernlikten uzak balıkçılıkla uğraşan bir köy. Marketlerinde genellikle yaşlı kadınlar kurutulmuş balık satışı yapıyorlar.
Bunlar hangi balıklar ve kim satın alıyor çok anlamadım ama kamerama takıldıkları haliyle çok fotojonik görünüyorlardı.
Gene tura ilave olarak köyün içini boydan boya geçen kanalda,  kıçtan motor takmalı bot ile tura çıktık.
Kesif ve ağır bayat balık kokusunun hakim olduğu ortamda o kadar otantik kareler vardı ki, deklanşörümün takırtısı beni adeta büyüledi.