Hume City FC

Hume City FC

Official Website
16 December, 2019
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

KÜLTÜR/SANAT

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

BÜLENT'İN GÖZÜYLE BİR GÜNLÜK LONDRA İZLENİMLERİ



May 24, 2016 - 6:07pm

Londra, farklı kültürlerden insanlarıyla bu büyük ve kalabalık şehir her defasında beni kendine hayran bırakıyor.
Melbourne gibi dünyanın en yaşanası bir kentinde ikamet ettiğimden olacak burada yaşamak nasıl olur bilmiyorum ama bu şehirde turist olarak gezmek çok güzel.
Londra'ya ilk defa gelenler, bizim gibi gezmeye az vakti olanlar, yürümek istemeyenler ya da farklı bir açıdan görmek isteyenler için  en büyük tavsiyem "Big Bus Tours"  yani çift katlı otobüsle indi-bindi şehir turu.
Belli noktalarda inmek istemez iseniz yaklaşık dört saatte Londra'nın altını üstüne getirebilirsiniz.
Eğer arzu ettiğiniz, görmek istediğiniz yerlerde inmek isterseniz, indiğiniz duraktan tekrar otobüsünüze binip turununuza devam edebilirsiniz.
Aslında Londra güzel binaları ve yollarıyla yürüyerek gezilebilecek bir şehir.
Ama çok da büyük bir şehir, bu yüzden yürüyerek dolaşmak çok zaman alabilir ve benim gibi yüz kilonun üstünde, dizlerde ve ayaklarda romatizma ağrıları olan biriyseniz bu zor olabilir !
Ancak yürüyerek gezmek isteyenler için yürüyüş güzergahlarını gösteren haritalara kaldığınız otellerden, çarşılardan ulaşabilirsiniz.

Şehirde toplu taşıma ağı çok kullanışlı ve çok yaygın. Otobüs şehirdeki en hesaplı ulaşım araçlarından biri ama henüz kullanmadığımız için bir bilgim yok.
Metro'yu ise sadece Heatrow hava limanı ile King Cross istasyonu arasında kullandık ama metro temiz ve çok hızlı.

Londra'nın kendine özgü siyah taksileri kullanma fırsatımız olmadı ama pahalı olduğu söyleniyor.
Bir de Uber taksi burada yasallaşmış. Resmen arabaların üzerinde "Uber Taksi) yazıyor. Gördüğüm kadarıyla da sıkça kullanılıyor.
Trafik her büyük şehir gibi Londra'da da sorun gibi gözüküyor, ancak sadece bizim gibi turistik amaçlı gezginler için ilginç gelebilir.
"Nerelere Gitmeli" sorusuna bildiğim kadarıyla Big Ben, Westminster Saray'ının yanındaki meşhur saat kulesinden başlayabilirsiniz.
Kuleye çıkılmasa da nehrin karşı tarafından Big Ben manzarası görülmeye değer.
Tower of London: Thames Nehrinin kuzey kıyısında yer alan tarihi kale.
Tower Bridge: 1876 yılında kullanıma açılan Thames nehri üzerindeki şehrin simgelerinden biri olan köprü.
London Eye: Şehrin sembollerinden 135 metre yükseklikteki dönme dolap.
Millennium Bridge: Thames nehri üzerindeki çelik asma köprü.
Buckingham Palace: İngiliz Kraliyet ailesinin Londra'da ikamet ettiği saray. Sarayın içi sadece yazın ziyarete açık. Muhafızların nöbet devir teslim töreni ise Nisan ve Temmuz ayları arasında hergün saat 11 buçukta gerçekleşmekte. 2007'de yaptığım " Büyük Avrupa Turu" seyahatimde nöbet değişim törenini izlemiş çok etkilenmiştim.
Trafalgar Square: National Art Gallery'nin önündeki bu ünlü meydan, geleni geçeni seyretmek, fotoğraf çekmek, turist olmak için çok ideal. Burası her daim kalabalık. Meydanda Nelson Sütunu, çeşitli anıtlar ve çeşme bulunuyor.
Piccadilly Circus: Merkez Londra'da bulunan ünlü kavşak, turist ve müzisyenlerin uğrak yeri. Neon ışıkları ve ışıl ışıl reklam videolarıyla kaplı binasıyla ilgi odağı.
The British Museum: Dünyanın çeşitli yerlerinden toplanan etnografya koleksiyonlarının sergilendiği müze. Bu müzenin tamamını 1 günde gezmek imkansız. Buna hem zaman hem de ayaklarınız izin vermez.
Planlı ve bilinçli gezmek gerekiyor. Sizi temin ederim ki, müzeyi gezdikten sonra hayat görüşünüzü, tarih bilginizi ve kültür seviyenizi tekrar gözden geçirmeniz gerekebilir! 
National Gallery: 1824 yılında kurulan, 13. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar yapılmış 2300'den fazla tablonun sergilendiği sanat müzesi. Bu müze için " Meraklısına" demek daha doğru. Resim sanatının her dönemine ait eserlerin orijinallerini görecek, heyecanlanacaksınız.
Hyde Park: Halkın konuşma yapabileceği Speakers' Corner (Serbest Kürsü) ile meşhur.