Hume City FC

Hume City FC

Official Website
23 May, 2019
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

KÜLTÜR/SANAT

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

BÜLENT'İN GÖZÜYLE 'MELBOURNE- PERTH- MELBOURNE' GEZİ NOTLARI



Jan 6, 2016 - 2:05am

Uzun zamandır planladığım Perth’e araba ile gidip gelme düşüncemi nihayet gerçekleştirmiş olmaktan son derece memnunum. Toplam 10 günde yaklaşık 7560 km direksiyon salladım.
Yola çıkmadan önce yolda konaklayacağımız yerleri planlayıp ona göre rezervasyonlarımı yaptım.
Ancak yola çıkacağınız aracın özellikleri de çok önemli.
Uzun saatler araba kullanacağınızdan aracın öncelikle yola ve manzaraya hakim olmanız açısından yüksek olması şart.
Tali yollara dalmanız açısından da 4 çeker olması kadayıf üstüne kaymak olacaktır. Sözün özü arabanın tavanı asla insana basmaması gerekiyor. En aşağı 6 silindirli ve güçlü bir motor tercih sebebi olmalıdır. Gerçi yollarda yokuş yok ama önünüze çıkan 2-3 road train’i rahatlıkla geçebilmeniz için güce ihtiyacınız olacaktır. Sıcaklarda seyahat etmeniz halinde de klimanın devamlı açık olması güçlü motorunuzu etkilemeyecektir.
PORT AUGUSTA
24 Mayıs 1852 yılında Alexander Elder tarafından keşfedilen aynı zamanda bir doğal liman Port Augusta adını zamanın Güney Avustralya valisi Sir Henry Edward Fox’un karısı Augusta Sophia’dan almış.
Port Augusta’dan sonra en ilginç nokta 1920’lerde kurulmuş olan Avustralya’nın önemli demir madeni olan İron Knob kasabası idi. 2006 nüfüs sayımında sadece 199 kişinin yaşadığı bilinen bölge aslında 1998 yılına kadar İngiltere, Hollanda, Japonya ve bir çok ülkeye demir filizi ihraç ederek zenginleşmiş.
Daha sonra üretim düşüp insanlar kasabayı terketmeye başlayınca adeta Hayalet Kasaba’ya dönmüş.
KİMBA VE CEDUNA YOLLARI
Aborijin halkı dilinde “yanan çalılık” anlamına gelen Kimba, son sayıma göre 636 kişinin yaşadığı bir bölge. Özellikle kırmızı kahverengi toprağı ve bodur çalılıkları ile kaplı çöl diyebileceğimiz arazide araba kullanmak benim için büyük zevkti.
Bu arada Ankaralı Coşkun’un “Ankara’nın bağları, büklüm büklüm yolları” türküsünü Kimba’nın çalılıkları büklüm büklüm yollarına çevirerek tekrar tekrar dinlediğimi söylemeliyim.
CEDUNA VE BORDER VİLLAGE
Kimba’nın kırmızı topraklı çölünde araba kullandıktan sonra Güney Avustralya Eyaletinin 780 km batısında son derece güzel bir sahil kasabası olan Ceduna’yı ve okyanusun insanın içini ferahlatan mavisini görmesi şöför için ayrı bir doping oluyor.
Son sayıma göre kasabada 2289 kişi yaşıyor.
Yılda 240 bin motorlu taşıtın ziyaret ettiği kasabada 5 karavan parkı, 4 motel ve 1 lüks otel bulunmakta. Çarşısında her türlü yiyecek dükkanlarının bulunduğu kasabanın kıyı şeridinde denize nazır villaların bulunduğunu belirtmeliyim. Özellikle yaz aylarında kasabada ziyaretçiler için mükemmel pilajlar ve balık tutma imkanları sunulmakta.
Ceduna’dan sonra yaklaşık 500 km daha yol katettikten sonra SA-WA ‘nın Sınır bölgesi olan Border Village noktasına vardığımızda güneş batmaya hazırdı.
Tam sınırda bulunan Road House’da konakladıktan sonra sabahın ışırması ile Batı Avustralya topraklarına ayak basmak için sınır kapısındaki karantina bölümünde durduk. Gördüğümüz manzara hayli ilginçti. Kulübesinden çıkan eli dosyalı gümrük memuru, sanki duvarlar yıkılmadan önce Doğu Berlin vatandaşının Batı Berlin’e kaçmasını önlemek istemesi gibi arabayı didik didik aradı.
Hedef meyve, sebze, bal ve kuru yemişti.
Aman siz siz olun BatI Avustralya’ya geçmek istiyorsanız arabada saydığım yiyecekleri bulundurmayın. Belli ki konu son derece önemli. Bunun için her Eyalet kendi sağlık emniyeti için maksimum önlemleri almış. Bize de vatandaş olarak buna saygı duymak kalıyor.
WUDİNNA
Eyre Hyway üzerinde bulunan tarım kasabası Wudinna’nın sembolü olan 8 metre yüksekliğinde 20 ton ağırlığında olan heykel anıt granit taşından yapılmış. Marijan Bekiç ve Son David adlı heykeştraşlar tarafından yapılan heykel 2009 yılında dikilerek ziyaretçilerin ziyaretine açılmış.
NULLARBOR “BALİNA KONDOLE İLE ROAD TREN’İN KARŞILAŞMASI”
Güney Avustralya bölgesinin düz ve ağaçsız bölgesi. Büyük Victoria Çölünün 200.000 km2’lik bölümünü kapsayan bölgenin tek Road House’unda bulunan büyük beyaz balina heykeli hayli ilginç. Aborijin halkının “Kondole” taktığı bir çesit beyaz balina kıyının sembolü olmuş.
90 MILE STRAIGHT “ AVUSTRALYA’NIN EN UZUN VE DÜZ YOLU” 146.6 KM
Road House çıkışından sonra önümüze çıkan büyük sarı tabelada aman dikkat önünüze Deve, Wombat ve Kanguru çıkar yazısını görünce insanın aklına binbir türlü soru geliyor. Hadi Avustralya’nın kendine özgü milla hayvanlarından wombat ve kanguru’yu anladım. Hen an yola atlama ve karşınıza çıkma hakları var. Ama deve’yi asla anlamadım. Ancak onların da haklı sebepleri var. Ülkeye 1880’li yıllarda taşımacılık için getirilip, tren ve kamyon gibi modern ulaştırma araçlarının gelişmesiyle ihtiyaç kalmadığından doğaya salıverilen develer buldukları ortamda kontrolsüz üreyince başa dert olmuş.
Resmi rakamlar ülkenin içerlik ve kurak bölgelerinde deve nüfusunun yarım milyonu bulduğunu belirtiyorlar. Develerin sadece yollarda şöförlerin belalısı olmadıkları, ekili alanlarda da sorun oldukları ayrıca belirtiliyor.
Gelelim 146.6 km uzunluğundaki düz yola. Aslında bende biraz hayal kırıklığı yaşattı, veya beklentime cevap veremedi desem yeridir. Evet yol düz. Ama yola gelinceye kadar olan yollar da dümdüzdü. Hani o yollar kıvrım kıvrım olur, bitki örtüsü farklı olur anlarım.
Ancak yolun dünya çapında kendine özgü bir şöhreti de var. Dünyanın her yerinden gelen bisiklet meraklıları yolun başlangıcında araçlarının üstüne bağladıkları bisikletleri hazırlıyarak 146.6 km’lik parkuru pedal çevirerek tamamlıyorlar.
NORSEMAN VE COOLGARDİE “ ALTIN KASABASI”
Batı Avustralya sınırları içinde Perth’den önce son durağımız Norseman kasabası oldu. Son seçimlerde nufüsunun 857 kişi olduğu belirtilen kasaba Dundas Tarlası mevkiinde bulunan altın madeni ile meşhur.
1892 yılında bölgede çıkarılmaya başlanan altın madeni o yıllar 100 tonla sınırlı imiş. Daha sonraki yıllar üretimi arttıran şirketler 2006 yılında yıllık üretimi 5.5 ons’a kadar çıkarmışlar. (1 ons altın yaklaşık 32 gr)
Kasabanın bir diğer sembolü ise Norseman atı. Merkezde heykeli yapılan at 1894 yılında altın madeninde çalışırken bir sabah sahibi atın topalladığını farketmiş. Topallama sebebinin ise toynağına işlenmemiş altın filizinin girdiğini gören sahibi ve diğer altın arayıcıları atı efsane ilan ederek kasabanın sembolü haline getirmişler.
Bir diger bilinen maden kasabası ise Coolgardie’nin son sayıma gore nüfusu 954 kişi. Perth’e uzaklığı ise 558 km. Norseman ile aynı yıllarda (1894) altın arayıcılarının hücumuna uğrayan kasabanın altın arayıcıları Afgan develerini kullanmışlar.
AĞAÇLARA CD BAĞLAMAK
Coolgardie kasabasından yaklaşık yarım saat mesafede bulunan noktada insanlar bir ağaç kümesinin dallarına binlerce CD bağlamışlar.
Sebebini bilmiyorum ama aklıma bizim meşhur telli baba hikayesini çağrıştırdı. İstanbul’un Rumelikavağı semtinde bulunan meşhur telli baba türbesini evlenmek isteyen kişiler ve bir dilekleri olanlar sıklıkla ziyaret etmektedir.
Yaklaşık bir asır önce hastalıklı bir genç kızın Kadirli Tarikatı Şeyhlerinden olan kişiyi rüyasında görmesiyle birlikte mezarı ortaya çıkarılmış. O günden sonra iyileşen genç kızın peşinden birçok insan bu türbeyi ziyaret etmektedir.
Şimdi bu ağaca bu CD’ler neden ve kimler tarafından bağlanıyor, bölgenin kutsal evliyası nerede yatıyor gibi sorulara yanıt bulmadan biz de dileklerimizi tutup, CD’lerimizi ağacın dalına bağladık. Hayır ola !!
İBRET’İ ALEM İÇİN !!
Bati Avustralya hükümeti trafik kazalarını azaltmak, insanları eğitmek için ilginç ama biraz sert bir care bulmuş. Belirli aralıklarla yolun kenarlarında kaza sonucu paramparça olmuş, hurda haline gelmiş araba enkazlarını ibret’I alem için sergiliyorlar. İnsanın cidden bakası gelmiyor.
PERTH ŞEHRİ VE FREMANTLE’LİN CAZİBESİ
Perth, 1.894 milyon nüfusu olan Batı Avustralya Eyaletinin başkenti. Şehir merkezinde bulunan Kings Parkı, Botanik Bahçesi, tarihi binaları, gökdelenleri ve uzun kumlu pilajları ile meşhur tertemiz bir kent. Zaman yetersizliği sebebiyle detaylı olarak gezemedik ama şehrin dokusu ve atmosferini yakaladığımızı sanıyorum.
Planıma gore ikinci günümü Fremantle bölgesinde geçirmeye karar verdiğimden, banliyo trenini kullanarak Fremantle’a geldik. Fremantle mutlaka gezip görülmesi gereken bir turistik ve tarihi bir kent. Öncelikle tarihi Tren İstasyon Binası, City Mall, London Arcade, Round House, WA Maritime ve Batık Gemi müzeleri son derece ilginç.
High Street üstünde bulunan 19 yüzyıl mimarisini içeren korunmuş tarihi binaları görülmeye değer kalitede. Fremantle hapishanesi ise tarih meraklıları için tavsiye ederim.
Bana gore Fremantle’nin olmazsa olmazı, Fishıng Boat Harbour (deniz ürünü lokantaları)
Mutlaka görülmesi gereken yerde leziz ve mükemmel deniz ürünlerini son derece uygun fiyatlarla yiyebilirsiniz.
Sizlere, kızartma ve ızgara hazırlanmış balık çeşitleri, diger deniz ürünleri olan midye, kalamar, ahtapot, istiridye ve karides çeşitlerini içeren “ seafood platter” tabağını öneriyor afiyet olsun diyorum.
DÖNÜŞ YOLU ALBANY VE DENMARK
Eve dönüs yolunda ilk durak olarak Perth’e 480 km mesafede bulunan Albany kasabasını tercih ettik. Aynı zamanda yılbaşını geçireceğimiz için uzun saatler araba kullanmak istemedim. Bu anlamda Albany’de kalacağımız yere yerleştikten sonra kasabayı keşfe çıktık.
1826 yılında ilk yerleşimin olduğu kasabanın nüfusu son sayıma gore 30 bin 656 kişi. Turizm açısından gelişmiş olan bölgede otel motel ve caravan park sayısı hayli fazla. Uzun kumsalları ve pilajları ile bilinen kasaba. Çarşı içinde tesadüf eseri rastladığımız Türk döner lokantasında dürümlerimizi ısmarladık. İşletme sahibi Kahraman Maraş’lı bir vatandaş. Yeni Zellanda'lı eşi ile birlikte 2 yıldır ekmek paralarını çıkarmaya çalışıyorlar. Tek dertleri çok uzun saatler çalışmak zorunda olmaları. 3-5 yıl sıkı bir şekilde çalıştıktan sonra işletmeyi satacaklarını ve dinleneceklerini söylediler. Yeni yılda bereketli kazançlar temenni ederek otele döndük.
Yorgunluktan ve ertesi sabah erken kalkacağımızdan dolayı 2016’yı beklemeden Güler’le yeni yılımızı tebrik ederek yattık.
Ertesi gün kıyıdan Norseman’a kadar direksiyon salladıktan sonra once Norseman, soraki gün de Madura’da konakladık.
Madura Eyre Hyway üzerinde sadece motel ve benzin istasyonu bulunan bir nokta. Genelde otelde kalan misafirler gecelik kalıyorlar. Lokantasında Aussie usulü yemek çeşitleri bulunmakta.
Madura ile Melbourne öncesi kaldığımız Port Augusta arası 1160 km’lik mesafe. Bu mesafeyi katetmek hiç te kolay olmadı. Sık sık verdiğimiz kahve ve ihtiyaç molaları sayesinde Port Augusta’ya vardığımızda saat farkını da ilave edersek otele teslim saati neredeyse bitiyordu.
Ertesi gün eve dönüş yolculuğumuz yepyeni bir enerji ile kulağım müzikte, gözüm yollarda tüm dikkatimle başladı.
Adelaide çıkışında 20 km mesafede bulunan bir Alman kasabası olan Hahndorf ‘a uğramadan eve dönüş olmazdı.
150 yıllık geçmişi olan kasaba Alman’lar tarafından kurulmuş. Bugün Güney Avustralya’nın en önemli turistik noktası olan kasabada Avrupa kültürünü, lezzetini yaşamak mümkün.
Özellikle Alman bira ve sosis çeşitleri ile lahana ezmesi, patates ihtiva eden “ German sousage platter” tavsiyemdir.
GÜNEŞİN BATIŞI FOTOĞRAFÇININ İLACIDIR
Eve dönüş yolunda güneşin batışını yakalamak için çok dua ettim. Üstüne yağmur yağıp havanın yer yer bulutlu olması biraz olsun ümidimi kırdysa da sonuçta güzel gün batımı kareleri yakaladığıma inanıyorum. Sizlerle paylaştığımda yorumlarınızı bekliyorum.
Gezimin finalini böylesi karelerle kazasız, belasız tamamlamış olmaktan çok memnunum.
İçinde yaşadığımız ülke olan Avustralya gerçekten mükemmel. Daha kilometrelerce yol gitsek bile asla güzelliklerini bitiremeyiz.
Bu güzellikleri birebir yaşamaya çalışan, onları yakaladığım karelerle avucumun içine alan, kendi çapımda bir gezgin olarak elim ayağım tuttuğu sürece yoluma devam edeceğim.
Bir dahaki gezide buluşmak üzere sağlıcakla kalın.
Bülent Yöntem