Hume City FC

Hume City FC

Official Website
15 December, 2019
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

KÜLTÜR/SANAT

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

ALİ BABA VE 7 CÜCELER



Nov 24, 2015 - 5:18am

Cem Yılmaz filmlerini tüm eleştirilere rağmen seviyorum aslında.
Onun sinema seyircisiyle buluşturan ve senaryosu kendisine ait olan ilk filmİ “Her Şey Çok Güzel Olacak”ın Altan’ı ve yönetmenliğine de ortak olduğu “Hokkabaz”ın İskender’i ve tek başına yönettiği “Pek Yakında”nın Zafer’i de sevmiştim.

Büyük gişe yapan  “G.O.R.A.” ve “A.R.O.G” ile  “Yahşi Batı” filmlerinde harcanan emeğin ve paraların karşılığını almış olan Cem Yılmaz,  gerek stand up gösterilerinde gerekse filmlerinde herkesi güldürmeyi iyi bilen bir sanatçı profilini çizmiş, haklı olarak büyük izleyici kitlelerine hitap etmişti.
Açık söylemek gerekirse  Cem Yılmaz'ın altına imzasını attığı her gösteriyi ve her filmi beğenerek, keyif alarak dinleyip,  izlemişimdir.
Özellikle son olarak Melbourne Türk Film Festivalinde gösterime girmiş olan "Pek Yakında"  filmini çok sevmiş, film piyasasında  masraftan kaçınılmamış şık prodüksiyon tasarımlarıyla oluşturulmuş sırf gişe için yapılmış, sürüsüne bereket ucuz komedilerin arasında  pırıl pırıl parlayan bir yapıt olarak görmüştüm.

Son kez, geçen hafta Caddebostan Kültür Merkezi Sinema salonlarında Cem Yılmaz'ın “Ali Baba ve 7 Cüceler” filmini izledim.
Filmin konusuna gelirsek, Bulgaristan’daki bir bahçe ürünleri fuarında kendi imalatı olan cüce heykellerini pazarlamaya çalışan sıradan bir esnaftır Ali Şenay.
Kayınbiraderi İlber ile birlikte bir dizi karışıklığın sonucunda kendilerini Interpol tarafından da gözetlenen, kirli işlerin içindeki tehlikeli işadamı Boris Mançov’un ‘insan avı’ partisinde, değişik bir mozaiğin içinde (!) kurban olarak bulurlar.
Yılmaz Avrupa’nın göbeğinde yaşanan bu küçük insan avında değişik sınıfları temsil eden Türkleri yanyana getirerek politik bir mizaha doğru yol alacakken dümeni daha hafif bir iyi-kötü savaşına çeviriyor.
Bu arada film bir  James Bond'un komedi versiyonu  ile “Açlık Oyunları” fantazisi arasında gidip geliyor.
Bu çeşitliliğin ardında Cem Yılmaz’ın aksiyon severlerden, bilim kurgu tutkunlarına kadar olabildiğince geniş bir kitleye ulaşma arzusu vardı  kanımca.
Film hikâyeye karmaşık  giriyor olsa da, Zafer Algöz’ün Azeri asker tiplemesi devreye girince de toparlıyor biraz.
Özellikle de Boris Mançov karakterine bürünmüş haliyle 5-6 dili birden konuştuğu sahneyi çok sevdim ve  bana çok komik geldi.
Filmin kadın sanatçısı  Irina Ivkina ise ilk deneyimi olmasına rağmen  hiç aksamıyor rolünde.
Gelelim fimde “Çok küfür var” eleştirilerine.
Cem Yılmaz mizahının içinde küfüre yaslanan bazı esprilerin abartılı ve bazen de sırıttığını düşünmeme rağmen küfürün hayatımızın içinde olduğunu kabul eden biri olarak anlayabiliyorum.
Hatta çoğuna güldüğümü de itiraf etmeliyim.

Sonuçta “Ali Baba ve 7 Cüceler”de her Cem Yılmaz filminde olduğu gibi çok güleceğiniz kaliteli esprilerin yanısıra emek ve bütçe harcanmış setler, efektler, jeneriğinden afişine kadar başarılı bir görsel temaşa var diyebilirim.

CEM YILMAZ KİMDİR
Cem Yılmaz bir  Türk komedyen, futbolcu müzisyen, karikatürist, dublör, senarist, yapımcı vede yönetmen.
23 nisan 1973 zamanında istanbul’da doğdu. Asıl olarak sivaslıdır.
İlk öğrenimini Mehmet Akif ilkokulu’nda tamamladı.
Ortaokulu da Bahçelievler Kazım Karabekir Ortaokulu’nu, ardından da Etiler Anadolu Otelcilik ve de Turizm Meslek lisesi ve de Boğaziçi Üniversitesi Turizm ve de Motel İdare heyeti bölümünü bitirdi.
Karikatüre olan ilgisi vede kabiliyeti aracılığı ile üniversite yıllarında leman isimli mizah dergisinde çalışmaya başladı.
İlk gösterisini dergide çalıştığı yıllarda, leman kültür merkezi’nde gerçekleştirdi.
Ardından Siyah Beyazlı takım kültür merkezi’nde sahne almaya başlangıç yaptı vede burda düzen kurduğu gösteriler ile birlikte adını duyurmayı başararak günümüze kadar genel olarak toplam 4.000 defa sahneye çıktı.
1998’de "Her Şey Çok İyi Olacak" isimli Filmle sinema sektörüne adım attı.
İçlerinde Türk sineması’nın en sevilen Filmleri arasına girmiş olan G.O.R.A,  A.R.O.G, Hokkabaz ve de Yahşi Batı şeklinde yapımların da bulunmuş olduğu 10 Filmde oyun elde etti vede 3 Filmde seslendirme sanatçısı olarak çalıştı.
Sinema alanındaki çalışmalarının yan tarafı sıra sahne gösterilerini de devam ettirdi;

Her biri kapalı gişe mücadele eden 4 farklı "stand up" gösterisi gerçekleştirdi, Borusan İstanbul filarmoni orkestrası işbirliği ile birlikte özel konserler kapsamı dahilinde orkestraya 2 kere şeflik yaptı vede üniversite ziyaretlerinin birleşiminden teşekkül eden bir DVD çıkardı.
Kariyeri süresince birdn fazla markanın reklam yüzü oldu, araları içerisinde Panasonic, Opet, Türk Telekom, Türkiye Durum Bankası, Doritos tarzda büyük markaların yer almış olduğu firmalar için muvaffakiyetli reklam kampanyalarına imza attı.
Karikatürlerinin yer almış olduğu bir kitap vede 3 Filminin senaryolarının kitaplaştırılmış hali de okurların yoğun ve kesif ilgisini çekti.“Sadri Alışık ödülleri En sağlıklı erkek futbolcu ödülü”[5], “4.Yeşilçam ödülleri En sağlıklı erkek futbolcu ödülü”[6] vede “Brussels Beynel Milel Bağımsız Film festivali En sağlıklı erkek futbolcu ödülü”[7] şeklinde ödüllerin de dahil olduğu çeşitli ödüllere layık görüldü.
2014’te Standartcy adına sahip gösterisiyle En Son baharda USA turnesine çıkmıştır.
En Son sinema Filmi Ali Baba ve 7 Cüceler 13 kasım 2015’te vizyona girmiştir.