Hume City FC

Hume City FC

Official Website
21 May, 2019
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

KÜLTÜR/SANAT

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

BEŞİKTAŞ ORTAKÖY VE KADIKÖY'DE BİR CUMA AKŞAMI



Nov 21, 2015 - 7:51am

Geçen hafta çıktığım Bolu- Yedigöller fotoğraf gezisinden sonra "Durmayalım düşeriz" misali benim emekli çakaralmaz  ile soluğu Üniversite yıllarımın unutulmazı Beşikta'ta aldım.
Beşiktaş vapuru üst güvertede batan güneşi yakalamak için sotaya yatıp bir iki kare aldıktan sonra Beşiktaş, Ortaköy nostalji yolunu tuttum. 
Ortaköy semti  son yıllarda İstanbul'un en popüler yaşam ve iş merkezlerinden birisi konumuna gelmiş.
İş, eğlence ve dinlencenin bütünleştiği ve İstanbul'un kalbinin attığı aynı zamanda turistik bölgelerden olmuş.
Beşiktaş Meydanı, Beşiktaş semtinin kalabalık ve canlı yerlerinden birisi. İstanbul Boğazına nazır her daim dinlence ve eğlence mekanlarıyla çevrili meydanda vakit geçirmek son derece zevkli. Çarşı içi lokantaları, balıkçılar, fırın mamulleri satan yerlerle dolu. 
Hele bir de açsanız nerede ne yiyebilirim diyenler için biçilmiş kaftan.
Ancak benim gibi Üniversiteyi Beşiktaş'ta okumuş biri için kafada ne yiyeceğim sorusu hiç bir zaman oluşmamıştır.
45 sene önce " az kuru bol ekmek"  doktirininin doğduğu Kardeşler Lokantası bugün yok olsa bile meşhur Şöhretler Köftecisinde" köfte- piyaz" kombinasyonu benim çoktan akşam menüm olmuştu bile.
Ortaköy Meydanı da şüphesiz İstanbul'un popüler ve seçkin meydanlarından.
Ortaköy sahilinde bulunan meydan, özellikle gençlerin dinlence ve eğlence için uğradığı, çok sayıda cafe, restoran, bar ve mağazasıyla beraber özellikle haftasonları yaşlı genç herkesin uğrak yeri olmuş.
Yıllar önceki  derme çatma çay  bahçeleri yerlerini son derece lüks kafe bar ve lokantalara bırakmış. Meydan girişinde tren vagonu gibi sıralanmış kumpir dükkanları gene bağıra çağıra müşteri kapmaya çalışıyorlar.
Bayanların özellikle rağbet ettiği takı ve boncuklar için bir şey diyemem ama güzel İstanbul'u anlatan mıknatıslı hediyelikler resmen rezalet.
Ne türlü atolyelerde, ne tür sanatçıların elinden çıkıyor bilmiyorum ama satışa sunulan örnekleri gavur parasıyla 5 kuruşa bile almam. 
İkinci durağım 45 yıllık babaevi Kadıköy'dü.  
ÖzellikleKadıköy'e gelip, çarşı içindeki lokantalara uğramamak olmaz diyerek adımlarımı sıklaştırdım.
Kadıköy Çarşı, İstanbul’un en sevdiğim çarşısı. Esnafı, daha doğrusu eski esnafı hala dükkanının başında, hizmetini özenle veren. Ama yüzü değişiyor Kadıköy Çarşı’nın.
Eski esnafın verilen yüksek hava paralarına dayanamayıp devrettiği dükkanlar şimdi ya balık lokantası, ya da  kafe bar olarak müşteri bekliyorlar.
İki gün önce açıkken önünden geçtiğim züccaciyenin dürümcüye devrettiğini söylüyorlar.
Baklavacı Seyidoğlu’nun da bulunduğu yerden gittiğini anladığım zaman ki hayal kırıklığımı nasıl anlatacağım bilemiyorum.
Her yıl soluğu Postaneye gidiyorum diye aldığım Seyidoğlu Baklavacısının yerinde şimdi Mersin'in ünlü Tantuni Kebabı satılıyor. Hanı Tantuni kebabı da fena değil ama aynı kulvarda asla yarışamazlar.
Garsonlarının  ucuz Osmanlı mötifleri içeren yağlı ve kirli üniformaları yüzünden artık Eminönü'nde balık ekmek yiyemiyorum.
Aynı sebepten olacak Türk kahvesi satılan kötü kadife koltuklu, alaturka kilim desenli masa örtülü, küstah tavırlı çalışanların kol gezdiği  bir kahveci dükkanın da da kahve içmedim.
Bu duruma göre tercihim de asla Starbucks Coffee değil, bildiğimiz  "Kahve Dünyası" olacak.
Kadıköy’ün çarşısı  inşallah ne olduğu belirsiz  döner büfeleri ve Türk Kahvesi satan dükkanlarla dolmaz  diyorum.
Son olarak Bağdat Caddesinin Caddebostan ve Göztepe bölümü ilgi odağım oldu.
Bağdat Caddesi benim için dünyanın en güzel ve en gezilesi caddesidir diyebilirim.
New York, Paris, Londra, Barselona, Roma, Atina, Selanik, Prag, Viyana, Seul, Ho Chi Mihn, Sydney ve Melbourne dahil olmak üzere dünyanın en meşhur cadelerini gezdim ama hiçbir cadde  "Cadde" kadar havalı olamaz ve bu kadar çok alternatifi bir arada barındırmaz.
Alışveriş için tasarımcısından outletine, modaevlerinden en lüks markalara kadar istemediğiniz kadar çok seçenek var burada.
En bilindik fast food zincirlerinden, ünlü büfelerine, romantik restoranlardan manzaralısına kadar o anki modunuza göre gidebileceğiniz mekanlar da burada.
Bu uzun Cadde’ye sadece Türk değil dünya mutfakları da sığmış durumda.
Japonundan, Çinine, Meksikalısına, Amerikalısından İtalyanına birbirinden başarılı restoranlar, tüm gurmelere ve yeni mutfaklar denemek isteyenlere de güzel bir yemek deneyimi vaat ediyor.
Sonuçta İstanbul'da asla aç kalınmaz.