Hume City FC

Hume City FC

Official Website
07 December, 2019
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

TÜRKIYE'DEN SPOR

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

TATSIZ TUZSUZ BİR DERBİ



Oct 27, 2015 - 12:39am

Süper ligin 9'ncu hafta oynanan Fenerbahce,Galatasaray derbisi’ni Pazartesi sabahı yerel saatle 03:00'te biraz uykulu, mahmur ve de yorgun gözlerle de olsa 20 bin  km uzakta ilgiyle izleyenlerden birisiydim.
Yıllar öncesine gidiverdim bir an: Türkiye’den canlı tv yayını ve internetin olmadığı, gazete haberlerinin günler sonra bizlere ulaştığı, kısıtlı SBS Türkçe Radyosu ve haberleriyle yetindiğimiz günlerdi.
Önemli maçları, Türkiye’nin Sesi Radyosu’undan adeta kulağımızı hoporlore yapıştırarak , zar zor duyabildiğimiz, cızırtılı ve çok sonradan gelen seslerle algılıyabildiğimiz o artık antikaya çıkmış  radyolardan bugünlere gelebilmek ve günümüzün sınırsız teknolojik imkanlarından yararlanmanın keyfi ve de rahatlığı çok farklı.
O zamanların nostaljik siyah beyaz günlerini ve bu çok zor şartlarda görev yaptığımız gazetelere yetiştirmeye azami çaba sarfettiğimiz  yazı, resim ve haberleri de bu maç vesilesi ile bir kez daha anmış oldum.
Tekrar maça dönersem,  başlıkta da kullandığım gibi tatsız, tuzsuz ve de renksiz bir karsılaşmaydı.
Beklentilerimizin çok altında keyifsiz bir derbiydi.
İyi bir Galatasaray’lı olarak tabii ki başta takımımın kazanmasını ümit ederken, Kadikoy Saraçoğlu Stadın’da bu kez sarı kırmızıların şeytanın bacağını kırmasını ve uzun yıllar galibiyet alamadığı Fenerbahce’yi yenmesini de arzu ediyordum ister istemez:)))
Fenerbahce’li dost, arkadaş ve akrabalarımızın her zamanki alaylı, kızdıran o sinir bozucu espirilerine en azından bu maç sonucu maruz kalmayacağız için de bu kez şanslıyız))) Galatasaray yine Fenerbahce’yi kendi evinde yenebilmenin zaferini yaşayamadı ama aldığı beraberlik ve de bir puan bence galibiyet kadar onemliydi.
Hakem Fırat Aydunus ve yan hakemin ofsayt olan ama göremedikleri bir şekilde yüreklerinin o düdüğü çalmaya, bayrağı kaldırmaya yetmediği ve bariz hata yaptıkları pozisyonla golü bulan Fenerbahçe,  üst üste yüklendiği, atak üzerine atak tazelediği dakikalarda ikinci golü bulabilse belki farka bile gidebilirdi.
Bu tehlikeli pozisyonların bir çoğunu, çok formda , çok iyi gününde olan kaleci Muslera,  birer  birer kurtarırken, çoğunluğu da Fenerbahçe’nin forvetleri hoyratca harcadılar.
İlk yarı ve ikinci yarının ortalarına kadar üstün görüken Galatasaray’a doğru dürüst pozisyon tanımayan Fenerbahçe son çeyrekte yediği beraberlik golüyle bocalamaya başladı.
Futbolcuların çoğunluğu yorulup, oyundan düştüler.
Golden sonra bir kaç önemli fırsat daha yakalayan ceza sahasında daha da fazla görünen Galatasaray,  bunlardan birini daha değerlendirebilse çok kötü futbol oynadığı, bir türlü pozisyon üretemediği rakibine mahkum oynadığı bir derbide galibiyetle sahadan ayrılması içten bile olmayacaktı.
Galatasaray seyircisinin olmadığı !! bu heyecanlı  atmosferi sadece sarı lacivertli seyircilerin yaşadığı  sözümona “dünya derbisi” ni umarım gelecek yıllarda her iki tarafın da dostça, kardeşce, sportmenlik içinde seyredebileceği o eski günleri yeniden görebiliriz..
Kısacası derbiye çok da yakışmayan bir mücadele vardı sahada.
Her iki ekip de galibiyeti hak etmedi.
Beraberlik maçın adaletli olan sonucuydu.
Sahada oynayan, sonradan oyuna dahil olan tüm oyuncuları değerlendirdiğimde bu karşılaşma da one çıkan gerçekten oyuna damgasını vuran bir puanın alınmasında en büyük katkı sahibi, maçın adamı ve de yıldızı  Galatasaray’ın Uruguay’lı file bekçisi Fernando Muslera’ydı.....
A.Ozbilgi- Melbourne
26.10.2015