Hume City FC

Hume City FC

Official Website
21 May, 2019
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

TÜRKIYE'DEN SPOR

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

BİR ESKİŞEHİR MACERASI VE ERSAN GÜLÜM



Oct 6, 2015 - 6:31am

Türkiye'nin Prag'ı olarak bilinen ve yıllardır methini duyduğum Eskişehir'i görme fırsatını bana Beşiktaş sevgisi verdi.
Hem Beşiktaş'ı bir sene sonra görecek, hem de Eskişehir'in havasını soluyacaktım. Melbourne'dan beraber geldiğim yavru Kartal oğlum Zafer ile birlkte " YHT " yani yüksek hızlı tren ile 2 saat 37 dakikada rayların üstünden adeta uçarak Eskişehir'e vardık.
Eskişehir'e gideceğimi duyan herkesin ortak tavsiyesi olan Papağan'da meşhur çiğ böreğini  bir hamlede yutarak Eskişehir Atatürk Stadınının yolunu tuttuk.
Elimizdeki Passolig kartında bulunan kartal ambleminin dış sahalarda  bize bu kadar sorun yarattığına gene şahit olduk.
Bu kartal amblemi bize sadece "misafir" tribününden maçı izlememize sebep olmuştu.
Adeta bir hayvanat bahçesinde hayvanların ziyaretçilere gösterildiği etrafı filelerle çevrili kafese, Eskişehir - Beşiktaş maçını izlemenin dayanılmaz eziyetini çekerek 90 dakikayı tamamladık.
Bu eziyete ilave olarak,  Eskişehir yönetiminin bilinçli olarak organize ettiğine inandığım yüksek sesle Eskişehir marşını, maç başlayana kadar zoraki dinleme işkencesini de sineye çektik.
90 dakikanın sonunda tam eziyet ve işkence bitti galibiyetin mutluluğunu yaşayalım derken, tam bir saat kafeste bekletildik.
Sebep,  misafir seyirci olarak can güvenliğimizin sağlanması imiş.
Sanki Amerika'nın en tehlikeli bölgesi Harlem'de bir beyaz olarak tek başımıza sokakta gezeceğiz  !!! 
Tüm stad boşaldıktan sonra dışarı çıktığımızdan olacak soluğu Eskişehir'in meşhur barlar sokağında aldık.
Tüm kızgınlığımızı, öfkemizi ve galibiyetin sevincini Tuborg birası ile birlikte sipariş verdiğimiz saç kavurması ilaveli  bira tabağından  çıkardığımızı söylemeliyim.
Maça gelirsek, son dakikalardaki paniklemeyi ve arkaya yaslanması hariç genel olarak Beşiktaş'ı çok beğendim. Özellikle defans bu maçta organize ve mücadeleciydi. Gekas'ın golündeki asistini görmezsek, Rhodolfo, istikrarlı Beck ve Ersan Gülüm çok iyi top oynadılar. 
Bu arada bizim çocuğumuz Ersan Gülüm için önemli bir parantez açmak istiyorum.
90 dakika boyunca defansın en canlı savaşçısı idi.
Kademeye girişi ve müdahaleleri yerinde ve mükemmeldi.
Ceza alanı içinde hiç bir hava topunu kaçırmadığı gibi topu son derece olumlu oyuna soktu.
Bir de maçı beraber izlediğim yaklaşık 2 bin kişilik gerçek Beşiktaş taraftar grubunun maç boyunca Ersan'nın her hareketinde onu alkışladını ve desteklediğini gördüm, duydum ve bizzat şahit oldum.
Benim için en değerli ölçü işte budur.
Gerisi teferruhattır.