Hume City FC

Hume City FC

Official Website
07 December, 2019
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

KÜLTÜR/SANAT

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

SİNEMA SANATI ISMARLAMAYI KABUL ETMEZ



Apr 24, 2015 - 10:35am

Çanakkale savaşlarının 100 yılı nedeniyle düzenlenen  2015 Türk Film Festivalinin açılış filmi olan 20 milyon bütçeli Son Mektubu sadece fena sayılmayacak seviyede görsel özellikleri olan bir ısmarlama yapım olarak nitelendirebiliriz.
Aslında filmi, senaryosunun tutarsızlığı ve kopukluğu, Mustafa Kemal’in kaç sahnede gözüktüğü, ya da gözükmediği, 215 kiloluk top mermisini sırtlayan Seyit onbaşı mutlaka olmalıydı gibi eleştrileri göz önüne almadan daha doğru bir tabirle ön yargılarımı araba parkında bırakıp, sadece keyifli bir “sinema filmi” izlemek için koltuğuma oturmuştum.
Öncelikle sinemanın görsel bir sanat olduğunu ve bunda hem fikir olmamız gereğini kabul etmeliyiz.
Bu sanatın da türlerinin altının iyi çizilmesi yani izleyicinin sinema koltuğuna oturduğu zaman neyi izleyeceğini bilmesi gerektiğine inanıyorum.
İzleyici savaş filmi ise savaşın tüm acımasızlığını, savaşın gerçekçı yönlerini, aşk filmi ise aşkın normal insanlar gibi kalbin derinliklerine kadar hissedilmesini, siyasi veya toplumsal bir film ise dünyaya baktığı pencerenin tam açık olmasını ister.
İyi bir sinemacı ise bu görsel sanatı, filmin içinde mekanları, kostümleri, sözcükleri ve kullanılan objeleri izleyicinin gözüne sokmadan, sinemanın o büyülü dilini kullanarak samimiyet sınırları içinde anlatır.
Ancak açılış filmi olan Son Mektubu tüm sinema bilgimi zorlamama rağmen her hangi bir kategoriye koyamadığımı, salondan çıkarken de damaklarımda filmin lezzetini hissedemediğimi itiraf etmeliyim.
Bunu, yandaş sponsorlardan ve  devletin bakanlığından  aldığı milyonlarca liralık maddi desteğe ragmen, ortaya sinema filmi lezzetinde bir yapıt ortaya çıkaramayan yönetmenin filmin sonunda yapılan paneldeki çaresiz çırpınmalarından zaten çok iyi anlıyorsunuz.
Sonuç olarak türü ne olursa olsun sanat, ısmarlama işleri içinde barındırmaz….