Hume City FC

Hume City FC

Official Website
18 August, 2018
25 YILIN ARDINDAN      ANADOLUSPOR'UN 2017 SEZON KARNESİ      BEŞİKTAŞ'A TAM 35 MİLYON EURO      ZOKORA'DAN GOMİS'E DESTEK !      SPORA BAKIŞ AÇISI FARKLI İKİ ÜLKE " AVUSTRALYA - TÜRKİYE "      BAŞAKŞEHİR TURU GEÇEMEDİ      

MELBOURNE SPOR

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

90'DAN AUSTRALIAN OPEN



Feb 3, 2015 - 2:26am

Yaşadığımız şehir Melbourne’da düzenlenen sezonun ilk” Grand Slam” tenis turnavasında bu yılda birbirinden zevkli ve çekişmeli müsabakalar vardı.
14. günün sonunda kadınlarda ABD’li tenisçi Serena Williams,erkeklerde Sırp Novak Djokovic rakiplerini bir bir geçerek zafere ulaştılar.
Bayanlar finalinde Rus tenisçi Maria Sharapova’yı 2-0’ la geçen Williams 6.kez Avustralya Açık’ta şampiyonluğa uzanırken,bu alanda çok uzunca bir süre daha kırılması güç bir rekora da imza atmış oluyordu.
Erkekler finalinde 3 saat 39 dakikalık nefesleri kesen bir mücadele sonunda İngiliz raket Andy Murray’ı 3-1’le geçen Djokovic’de erkekler kategorisinde bu turnavada 5. kez şampiyonluğa ulaşarak başka bir ilke imza atmış oluyordu.
Doğrusu Tv başından da olsa zevkle ve ilgi ile seyredebildiğimiz, hatta biraz da tiryakisi olduğumuz maçlar ve turnuvanın sonuçlanmasıyla bir anlık boşluğa düşsek de hevesimizi gelecek yıla bıraktık.
Sevgili Bulent Yontem’in simdiden gelecek sezon için bu turnuvayı Rod-Laver-Arena’da yerinden canlı seyredip,sizlere aktarmam icin gerekli çalışmayı ve ayarlamaları yaptığını da biliyorum.))))
Hani benden hatırlatması, bir nabız yoklamak bazen iyi sonuçlar da getirir diye de düşündüm bir an))))))
Bir zamanların ünlü raketi Alman Tenisçi Boris Becker tarafından çalıştırılan 27 yaşında 8. Grand Slam şampiyonluğuna ulaşan Djokovic’i biraz zorlayan yine finalde karşılaştığı Murray oldu.
Çok formda olan, oynadığı her oyun ve sette daha da çok çıtayı yükselten başarılı tenisçi adeta Arap saf kan atları misali koştukça acıldı, açıldıkça,coştu ve rakipleri onun bu üstünlüğüne fazlaca karsılık veremeyip, boyun eğip alkışlamak zorunda kaldılar.
Yaklaşık 2.1 milyon Euroluk bir para ödülüne de sahip olan Sırp tenisçinin bu şampiyonluk ve para ödülünü de sonuna kadar hakkettiğini düşünüyorum.
Finale gelene kadar çok zorlu bir maratonu geride bırakan, rakibiyle sıcak hava, nem,sakatlık, heyecan, stres ve saatler süren maçlardan alnının teriyle çıkmak hiç te kolay bir iş değil.
33 yasında hala genç rakiplerinin korkulu ruyası olan Serena Williams’ın bitmek bilmeyen enerjisi, hırsı ve hedefe ulaşmak adına ortaya koyduğu rahat performansı da şapka cıkartılacak cinsten.
Kesinlikle övgüyü ve şampiyonluğu hakeden maçlar cıkartan Amerikalı sporcuyu yenmek, onun rekorlarını kırmak şimdilik çok zor görünüyor.
Teniste dünyanın en önemli raketlerinin bu türlü büyük organizelerde çok zevkli maçlarını izleyip, bizden Türkiye’den bir sporcunun onların arasına bir türlü giremeyişine de hayıflanmadan geçemeyeceğim.
80 milyonluk bir ülkede tenise verilen değerin ve ayrılan bütçenin çok komik olduğunu yazmaya sanırım gerek yok.
Özellikle başta futbol, basketbol, güres, veleybol, teakwando, judo, boks hatta hentbolden fersah fersah geride olan ve üvey evlat muamelesi gören bir spor dalında başarı beklemek de hayalcilikten ileri gitmez diye bitirmek isterim.
Yine de Brisbane’daki Avustralya Acik’ta 2 mac üstüste alan son anda Melbourne’da ki ana tabloyu kaçıran Çağla Büyükakçay ve Australian Open’ da ana tabloda mucadele veren Marsel İlhan’ı gönülden tebrik etmek lazım.
İlhan cok şansız bir şekilde geçen yılın şampiyonu Wavrinka’la eşleşip elendi.
2010 yılında Australian Open’da ana tabloya kalan Marsel Ilhan’la karşılaşmalar öncesi Melbourne’da Mentone semtinde bulunan Güzel İstanbul Restoran’ da bir yemekte buluşup sohbet etme imkanı bulmuştum.
İlk turda Fransız Sebestian Grosjean’ı 3-0’ la geçip Türk Tenis Tarihinde bir ilki başararak 2.tura yukselen bu turda tecrubeli Şilili sporcu Fernande Gonzalez’e 3-0 la kaybeden İlhan gerçekten ne konuştuğunu bilen mutevazi, terbiyeli bir sporcu.
Konuşmalarından aklımda kalanları aktarırsam bu sporda basarılı olabilmenin en önemli şarti başta tenis oynanabilecek uluslararası netelikteki kortlar, devlet, sponsor, destegi ve de en önemlisi bu sporun ilk okullardan baslayarak tüm yurda yayılmasıydı.
Umarim bir gün bizler Marsel Ilhan’in da soylediği gibi tenise yeterli onemi verip, dünya sıralamalarında üst dereceler alan Türk Tenisçileri de seyredebilme imkanı bulabiliriz.
Şu an icin ütopya görünse bile.....
Selam ve sevgiler.