Hume City FC

Hume City FC

Official Website
26 July, 2017
YERLİ MALI YURDUN MALI      SIRADIŞI BİR SAVAŞ FİLMİ "DUNKİRK"      AFL'DE 18 HAFTA MAÇLARI      HİLALSPOR 4 PUAN FARKLA LİDER      ANADOLUSPOR EVİNDE KAYBETTİ!      GALATASARAY'A AVRUPA KAPISI KAPANDI !      

MELBOURNE SPOR

AVUSTRALYA POSTASI

avustralya-postasi

www.avustralyapostasi.com

YERLİ MALI YURDUN MALI



Jul 26, 2017 - 11:35am

60’lı yılların başlarında ilk okulda kutladığımız “yerli malı yurdun malı” haftasında evden elma ,armut, portakal, mandalima getirip yiyorduk. Hocalarımız bizlere yerli malının önemini anlatırken, Sümerbank malı pijama, ayakkabı ve gömlekleri giymemiz gereği küçücük beyinlerimizde yer etmişti.
Sanki o yıllar alayımız Lacoste, Ralph Lauren gömlek giyiyor, Nike ayakkabı ile piyasa yapıyorduk:))
Nereden çıktı bu yerli malı haftası diye soracak olanlara cevap olarak, geçen hafta izlediğim Victoria Eyalet Ligi 3 küme takımlarımızdan Hilalspor’un maçından çıktı diyebilirim.
Maç başlamadan önce geleneksel olarak çektiğim kadro’dan objektifime takılan futbolcuların tam tamına 10’u Türk çocuğu ve hepside tanıdık simalardı.

Kalede: Nabi Tuna,
Geri dörtlü: Burak Durnaoğlu, Vehbi Karabulut, Tansel Başer, Reha Kurul.
Orta Saha: Baran Karagöz, Necdet Şahin, Baki Efe,Hakan Bayraktar.
Hücum hattı: Aydın Yaman,Sinan Mırık. Reis Aygün.

Kadroda yer alan Vehbi Karabulut haricinde bir şekilde hepsiyle az çok tanışıklığım oldu, haklarında yazılar yazıp, resimlerini çekmişliğim vardır.
Bilindiği üzere, yaklaşık 25 yıl Melbourne futbol camiası içinde vaktimi emeğimi harcayarak bu günlere geldim. Yabancı bir ülkede yaşadığımızdan olacak özellikle yakın olduğum Anadoluspor’da yerli ve yabancı futbolcu konularında acı ve tatlı tecrübelerimden çok şey öğrendim.
Yeri geldi haklı çıktım, yeri geldi konuyu çok abarttığımı anladım.
Ama gönlüm her zaman yeşil sahalarda Türk Takımlarında Türk kökenli çocukların top koşturması yönündeydi.
Bu anlamda gördüğüm kadarıyla oynadığı futbol, oturuşu kalkışı ve duruşu ile Bülent’in gözüne takılan gençlerimizi yazı yazdığım sayfalara taşımaya çalıştım.
Hatta bu konuda “aman hocam şu çocuğu fazla övme, şımartma sonra yürüyüşleri değişiyor, kafaları büyüyor, disiplinlerini kaybedip sahalardan kayboluyorlar” gibi eleştiri bile aldığım olmuştur.
Maç yorumlarımda ve yıldızlamalarda bana gönül koyan babalarla az uğraşmadım. Oğlu için güzel şeyler yazdığım babalar, maçlarda benim futbolu ne kadar bildiğim hususunda övgüler düzüp, az kahve ısmarlamadılar.
Oğluna verdiğim Yıldızı az bulanlar ise “hayatında futbol oynamamış futbol yazarı olur mu? İşte anladığı bu kadar !!” dediler.
Yani yıllarca futbolcu babaların bana verdikleri selamlar, hep oğullarına verdiğim yıldız sayısı ile doğru orantılı olarak değişti.
Sonuç olarak, geçen hafta izlediğim Hilalspor maçından sonra oynadıkları ligin seviyesi ne olursa olsun, tekrar Türk çocuklarını bünyesine almış bir Türk takımını yeşil sahalarda görmek beni son derece mutlu etti.
İnanılmaz zevk aldım.
Maç öncesi ve sonrası onlarla kendi lisanımla maçı konuşmak, futbol geyiği yapmak, söylediklerini anlamak çok güzeldi.
Bu anlamda Hilalspor’un herşeyi olan sevgili Halil “K.Halil” Kocatürk’e bir kez daha teşekkürlerimi gönderiyorum.